Korona virüs krizi küresel çapta sürerken aktif cephelerde silahların susacağını umanlar yanılıyor. Korona virüs’e karşı mücadelede “Kasam tam takır” dercesine banka hesabı açıp devletten yardım bekleyen halkı yardım seferberliğine çağıran Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Libya’da sürdürdüğü savaş için bütçeyi sorun etmiyor. Suriye’de etmediği gibi!
Erdoğan’ın Türk ekonomisinin içinde bulunduğu krize ilaveten COVID-19 salgını nedeniyle sınır ötesi maceralardan geri adım atacağına dair herhangi bir işaret yok.
25 Mart’tan beri Trablus ve civarında savaş yeniden kızışırken Türkiye’nin rolü bir kez daha öne çıktı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün’ün desteklediği Mareşal Halife Hefter’in liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’na karşı başlatılan askeri harekâtın adı müstehzi bir ifadeyle “Barış Fırtınası” olarak konuldu.
Türkiye’nin Suriye’de Kürt özerk yapılanmasını dağıtmak için düzenlediği askeri harekâtlarından birinin adı “Barış Pınarı,” diğerinin adı yine barışa atfen “Zeytin Dalı” idi. Bu isimlendirme bile Libya savaşındaki Türk etkisine dair az çok fikir veriyor. Halihâzırda Mitiga Askeri Akademisi’ndeki operasyon merkezinde Türk askeri komutanlar ile Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) unsurları belirleyici. Erdoğan da Libya seferberliğini başlatırken Türk ordusunun komuta-koordinasyon rolünün ağırlık kazanacağını vurguluyordu.
Türkiye’nin desteklediği Trablus ve Mısrata merkezli İslamcı güçlerin hedefi, Hefter’in Ağustos 2014’ten beri kontrol ettiği El Vatiyye Hava Üssü’nü ele geçirmekti. Zuvara’nın güneyinde, Trablus’un ise güneybatısında yer alan El Vatiyye, Mitiga’dan sonra gelen ikinci stratejik üs.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.