Irak’ta Sünni hâkimiyetindeki Baas rejiminin yıkılmasının ardından Ürdün Kralı II. Abdullah 2004 yılında Şii siyasal İslam’a dayalı dini-siyasi bir hareketin Orta Doğu’da yükselişe geçtiği uyarısında bulunmuş, buna önce “Şii Hilali”, sonra da “İran Hilali” demişti. Bu hilal İran’dan Körfez bölgesi ile Irak’a, oradan da Lübnan’a uzanıyor.
Ancak şimdi bu bölge, siyasal İslam’a karşı çıkan ve laik demokrasiyi savunan yeni bir Şiilik anlayışına tanıklık ediyor. Hilalin üç ana ülkesi olan İran, Irak ve Lübnan’daki bazı dini önderler laiklikten yana olan yeni bir teoloji geliştiriyorlar.
Irak’ın en kıdemli Şii din adamı Ayetullah Ali El Sistani’nin temsilcisi Necef’te 20 Aralık’ta okuduğu Cuma hutbesinde “Hâkimiyetin kaynağı halktır ve hâkimiyet meşruiyetini halktan alır” ifadesini kullandı, ardından da siyasetçilere mevcut krizin çözümü için halkın sesine kulak vermeleri, bağımsız bir seçim kurulu ve adil bir seçim yasası oluşturduktan sonra erken seçime gitmeleri yönünde çağrıda bulundu. Temsilci ayrıca Irak’ın iç işlerine dış müdahalelere karşı uyarıda bulundu. Uyarının adresi, İran başta olmak üzere Irak’ta etkili olan dış aktörlerdi.
Sistani’nin temsilcisi daha önceki konuşmalarında da din hukuku bilginlerinin vesayeti anlamına gelen ve İran’daki siyasi düzenin temelini oluşturan velayet-i fakih anlayışını eleştirerek şöyle demişti: “Dini merciler halkın menfaatleri doğrultusunda sadece tavsiye ve önerilerde bulunur ve halkın mevcut yaşamı ve geleceği için en iyisinin ne olduğuna başka hiç kimsenin vesayeti olmadan halkın kendisi karar verir.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.