Türkiye’nin kuzeydoğu Suriye’deki son harekâtının ardından ABD’nin İslam Devleti (İD) ile mücadelede yerel ortağı olan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) hükümet kontrolündeki bölgelere petrol kaçıranlara karşı sert tedbirler uygulamaya başladı.
Ancak bu önlemlerin doğudaki sahalardan çıkan petrolün Şam’a akışını durdurması zor. Petrolün satın alınıp taşınması karmaşık ağlar üzerinden gerçekleşiyor. Bu ağlarda yer alan ticari menfaatleri ve aracıları denetlemek şöyle dursun, tespit etmek bile kolay değil. Daha da önemlisi SDG geçtiğimiz aylarda kaçakçıları hedef almış olsa da 2018’den beri hükümet aracılarına ham petrol satıyor. Türkiye’nin ekimdeki harekâtı karşısında ABD tarafından yalnız bırakılan SDG’nin hükümete olan bağımlılığı daha da artmış durumda.
Petrolün SDG bölgelerinden hükümet bölgelerine taşınması genellikle tekne ve borularla Fırat Nehri üzerinden ya da tankerlerle gerçekleşiyor.
Muhammed El Halef mahlasını kullanan Deyrizorlu araştırmacı gazeteciye göre birinci yöntemde, Deyrizor vilayetinde 80 civarında küçük petrol kuyusunu işletmek için SDG’yle sözleşmesi olan vatandaşlar tüccarlara ham petrol satıyor. Al-Monitor’a konuşan Halef, tüccarların bir varil ham petrolü yaklaşık 20 bin Suriye Lirası’na (39 dolar) aldıklarını ve rejim bölgelerine 28 bin Suriye Lirası’na (54 dolar) sattıklarını belirtti. Bazı tüccarlar ise ham petrolü SDG bölgelerinde bulunan ilkel rafinerilerde işliyor ve hükümet aracılarına daha yüksek fiyattan mazot, benzin, gazyağı gibi ürünler satıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.