BEYRUT — Türkiye’nin 9 Ekim’de Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) karşı kuzey Suriye’de başlattığı harekât, uluslararası toplum tarafından hemen kınandı. Arap Birliği de Barış Pınarı adı verilen harekâtı, bir Arap ülkesinin egemenliğini ihlal ettiği gerekçesiyle 12 Ekim’de kınadı. Arap Birliği’nin açıklamasından önce ise Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn operasyonla ilgili endişelerini BM yetkililerine iletti. Lübnan Dışişleri Bakanlığı da operasyonu “kardeş bir Arap ülkesine karşı saldırı ve Suriye topraklarında halkı katliam ve göçe maruz bırakan bir işgal” olarak gördüğünü belirtti.
İki ülkenin ortak tarihi nedeniyle Suriye’deki gelişmeler gergin Lübnan siyasetini çoğu zaman etkiliyor. Lübnan siyaseti öteden beri Suriye yanlısı ve Suriye karşıtı eğilimler temelinde bölünmüş durumda.
Lübnan’daki liderler ve başat siyasi partiler Türkiye’nin operasyonunu farklı derecelerde kınamış olsa da bu tutuma Lübnan halkının tamamı destek vermiyor. Bazı partiler ve gruplar hükümetin tavrına ihtiyatla onay verirken, Trablusşam ve Beyrut’taki dar gelirli Sünni kesimler, güçlü İslami çizgiye sahip bir isim olarak gördükleri Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a destek veriyor.
Bazı siyasiler Lübnan-Suriye ilişkilerinin kırılganlığı nedeniyle Suriye konusunda daha ileri gidilmemesini savunuyor, Lübnan yönetimine de bölgesel meselelerden uzak durma politikasını sürdürme çağrısı yapıyorlar.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.