ABD ile kurulan müşterek harekât merkezini Fırat’ın doğusuna giriş kapısı olarak değerlendiren ama kapsamlı operasyonu sınırladığı için de mutsuz olan Türkiye yeniden seferberlik havasında.
Erdoğan bir süredir Rasulayn (Serekaniye) ve Tel Abyad (Grê Sipî) arasında 5-14 kilometre derinliğindeki alanda başlayan devriyeleri kâfi görmeyip, 30-40 kilometre derinliğinde güvenli bölge ısrarını sürdürürken yeni bir hedef koydu: Rakka ve Deyrizor’a kadar bütün Fırat’ın doğusunu “barış koridoru”na dönüştürüp Türkiye’deki 3 milyon mülteciyi buralara yerleştirmek.
Savunma Bakan Hulusi Akar ise buna, Irak’ın kuzeyinde olduğu gibi Suriye’nin kuzeyinde de kalıcı üsler kurma hedefini ekledi. Akar ne yapmak istediklerini aşama aşama şöyle sıraladı: “Fırat’ın doğusuna devriye üsleri kuracağız. Sonra duracak mıyız? Hayır. Amacımız sınır boyunca 30-40 kilometrelik güvenli bölge oluşturmak. Ardından Suriyelilerin dönmelerini temin etmek. Bunlar Türkiye ile ABD’nin ortak üsleri olacak. Daimî olmasını istiyoruz. Kuzey Irak’takilere benzer olabilir. Yeri ve sayısı görüşmeler ilerledikçe belli olacak. ABD oyalamaya çalışırsa B, C planlarımız hazır.”
Türk tarafı, temmuzda tankların Tel Abyad ile Kobani’yi hedef alacak şekilde sınıra yığılmasını takip eden pazarlıklar sonucunda 7 Ağustos’ta müşterek harekât merkezinin kurulmasını öngören bir mutabakata varılmasını başarı saymıştı. Çok geçmeden çıtanın tekrar yükseltilmesi mutabakata gölge düşürse de hükümetin yoğurt yeme biçimi açısından hiç şaşırtıcı değil. Erdoğan mutabakattan üç hafta sonra yaptığı açıklamada ABD’lilerin güvenli bölge için masaya getirdiği planın tatmin edici olmadığını ifade etse de bu sayede sahaya intikal ettikten sonra gereğini yaparız anlayışıyla onayladıklarını söylemişti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.