Ana içeriğe atla

Türkiye’yi bölen cenaze

Suriye savaşında “devrimin bülbülü” diye anılan eski kaleci Abdulbasit El Sarut’un cenazesinin gövde gösterisine dönmesi tartışma yarattı. Mesele “Eski İD üyesinin cenaze merasimine kim izin verdi?” sorusuyla meclise taşındı.

People gather during the funeral of Abdelbasset al-Sarout, 27, who died from wounds he sustained battling in northwest Syria, in the border town of al-Dana, Idlib, Syria June 9, 2019. REUTERS/Khalil Ashaw - RC16B44F3FF0

Düz bir mantıkla gidilirse Türk hükümeti Suriye’deki savaş boyunca silahlı grupları eğitip donatırken bunlardan herhangi birinin komutanı için Türkiye’de cenaze namazı kılınması anormal gelmeyebilir. Hele bu örgüt, bir zamanlar CIA’in Timber Sycamore adlı gizli programıyla TOW, Grad ve Fagot füzeleri verdiği Ceyş El İzze, cenazesi kılınan da bu örgütün komutanlarından medyanın yıldızlaştırdığı Abdulbasit El Sarut olunca.

Şimdiye kadar İslam Devleti (İD) üyeleri dahil yaralanıp Hatay, Kilis ve Gaziantep’teki hastanelere kaldırılan çok sayıda savaşçının Türk devletinden gördüğü iyilik, sınırlı bir çevrede tepki çekti. Sonuçta birçoğunun gözünde hükümet eylemleriyle mazlumdan yanaydı.
Ancak Sarut’un 8 Haziran’da Hama kırsalında yaralandıktan sonra Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde tedavi altına alınması ve ölümünün ardından Tevhid Camii’nde büyük bir cenaze töreniyle uğurlanması pek çok kişiye dokundu. Cenazesi etnik, dini ve mezhebi farklılıklarıyla barış içinde yaşayan, hatırı sayılır miktarda Alevi Arap nüfus barındıran Hatay gibi bir yerde kaldırılan Sarut, sonuçta Alevileri yok etmekten bahseden biriydi.

2012’de göstericilere slogan attırırken “Hepimiz cihatçıyız. Humus kararını verdi. Alevilerin kökünü kazıyacağız. Ve Şiiler gitmek zorunda” diyordu. Medyanın, “devrimin kahramanı,” rejim karşıtı şarkılarından ötürü “devrimin bülbülü,” ve Humus’taki yerel ligde kaleci olması hasebiyle “devrimin muhafızı” diye övdüğü Sarut, İD ve Nusra Cephesi ile ilişkileri nedeniyle ismi gündemden düşmeyen biriydi.

Haliyle Türkiye’de cenazeye tepki gösterenlerin hatırladığı şey Sarut’un tartışmalı sicili oldu. Sarut’un 2014’te İD’e biat ettiğine dair haberler çıkmıştı. 2016’da verdiği bir röportajda, 2014’te Humus’tan ayrılırken İD’e katılmak üzere kalabalık bir grup oluşturduklarını, Ehli Sünnet Vel Cemaat örgütünden Ebu Davud’a İD bölgeye gelir gelmez biat etme sözü verdiğini ama Ebu Davud’un yetkili kişi olmadığı ortaya çıkınca biatın geçersiz kaldığını anlatıyordu. Aynı röportajda İD ile yollarını ayıran Nusra’nın kendisini İD’e bağlı olduğu suçlamasıyla hapsettiğini, şeriat mahkemesinde yargılandığını ve aklandığını ekliyordu.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish