ABD-Türkiye ilişkileri düğümlenmiş durumda. Suriyeli Kürtler konusunda uzlaşma çabaları defalarca tökezlerken, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 uçaksavar füze sistemlerini alması da NATO dayanışmasını zedeleyecek bir tehdit olarak görülüyor. Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan haberlere göre Türkiye’ye tercih yapması için yaklaşık iki haftalık süre verildi: Ya Amerikan Patriot füzelerini alacak ya da S-400 anlaşması nedeniyle ağır yaptırımlarla yüzleşecek. Türk Dışişleri Bakanlığı bu ültimatomu kınadı, Rusya’dan da benzer tepkiler geldi.
Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov 29 Mayıs’taki açıklamasında “başında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bulunduğu Türk yönetiminin temsilcileri tarafından S-400 anlaşmasının tamamlandığı ve hayata geçirileceği yönünde pek çok açıklama yapıldığına” dikkat çekti. ABD’nin baskısına da değinen Peskov, “Bunu son derece olumsuz bir tavır olarak görüyoruz. Bu tür ültimatomları kabul edilmez buluyoruz” dedi.
Türkiye’nin menfaatlerini dengede tutmaya çalıştığı aşikâr. Bir taraftan kararlılık sergiliyor, Rusya’yla işbirliğini artırabileceğini söylüyor ve olası yaptırımlara hazırlandığını gösteriyor öte yandan hâlâ makul bir uzlaşıya varılmasını ümit ediyor.
Savunma Bakanı Hulusi Akar S-400 sistemlerinin kullanımı konusunda eğitim alacak askeri personelin ilk grubunun Rusya’ya gönderildiğini açıkladı. Tüm bunlar olurken, Türkiye ile ABD arasında fiyat, teknoloji paylaşımı ve ortak üretim olanakları dahil Patriot alımına ilişkin görüşmeler de devam ediyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.