İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif Suriye ziyaretinin hemen ardından, 17 Nisan’da, Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İkili ilişkiler Zarif’in her iki ziyaretinin de önemli bir parçası olsa da zamanlama, hem Şam hem de Ankara’daki diplomasi maratonunun aslen Suriye krizinin çözümüne ilişkin uluslararası çabalara odaklandığını gösteriyor.
Zarif’in, İran, Türkiye ve Rusya’nın öncülüğündeki Astana görüşmelerinden sadece 10 gün önce gerçekleştirdiği bölge turu, İslam Cumhuriyeti’nin Astana görüşmelerinde yeni bir sıçrama için Suriye ile Türkiye arasında arabuluculuk yaptığı spekülasyonlarına yol açtı. Zarif de hem Şam hem de Ankara’daki görüşmelerinde Suriye krizine barışçıl bir çözüm bulma ihtiyacını üstüne basa basa vurguladı.
Zarif’in bölge turu sırasında yaptığı açıklamaların ayrıntıları Tahran’ın Suriye’deki siyasi süreci kolaylaştırma ve hızlandırma çabalarının üç temel ayağı olduğunu ortaya koyuyor. Bunların başında her şeyden önce İran’ın, Suriye Anayasa Komitesi’nin kurulması için gösterdiği olağanüstü çaba geliyor. Bu komite Suriye’de yeni bir anayasanın hazırlanmasından sorumlu olacak. Aslında İran’ın, krizin başından bu yana benimsediği temel bir ilke vardı ve bu, Suriye’nin geleceğinin ve anayasasının her türlü dış müdahaleden azade olarak sadece Suriye halkı tarafından belirlenmesiydi. Ancak savaş kurbanı ülkedeki dengeler 2018’in ortalarında değişmeye başlayınca İslam Cumhuriyeti de anayasa komitesine destek vermeye başladı.
Zarif, Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile düzenlenen ortak basın toplantısında bu konuya bir kez daha değinerek şöyle dedi: “Dışişleri Bakanı Velid Muallim ile siyasi süreci Astana görüşmeleri ve anayasa komitesi çerçevesinde nasıl ilerletebileceğimiz konusunda son derece verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Bu sürece Türk ve Rus muhataplarımızı da dahil etmeliyiz.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.