Türkiye, “bağımsız Kürdistan” senaryolarına bağlı “bölünme korkusu” yüzünden ülkelerin toprak bütünlüğüne dair hassasiyeti yüksek bir ülke ve bu hassasiyet, ABD Başkanı Donald Trump’ın işgal altındaki Golan Tepeleri’ni İsrail toprağı olarak tanıması karşısında da kendini gösterdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’daki İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları toplantısında "Trump’ın talihsiz açıklaması bölgeyi yeni bir krizin eşiğine getirdi. Türkiye ve İİT'nin böyle hassas bir meselede sessiz kalması, emrivakilere boyun eğmesi düşünülemez. İşgalin meşrulaştırılmasına asla izin vermeyiz" diye çıkıştı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da "ABD’nin, İsrail’in uluslararası hukuka aykırı hamlelerini meşrulaştırma çabaları, bölgede sadece daha fazla şiddet ve acıya yol açar. Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünü desteklemektir” dedi.
Öte yandan Golan Tepeleri’nin Türk dış politikasında Kudüs kadar önemli bir yeri olduğu söylenemez. Hatta İsrail, 1967’de işgal ettiği Golan’la ilgili 1981’de ilhak kararı aldığında Türk hükümeti bu adımı kınamış ama daha ileri gitmekten kaçınmıştı. En azından bölgedeki 22 köyde bin yıldır yaşayan Türkmenlerin haklarının korunması amacıyla “Türkiye itiraz hakkını saklı tutar” şeklinde bir açıklama yapılması yönündeki öneri de hükümet tarafından reddedilmişti. Bu öneri, Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği tarafından gündeme getirilmişti. Ayrıca Golan’da 13 köyde yaşayan ve göç etmek zorunda kalan Çerkesler de Osmanlı bakiyesiydi ama Ankara o dönem ne Türkmenleri ne de Çerkesleri gündeme getirmek istedi.
Peki, şimdi köpüren hassasiyeti nereye bağlamak lazım? Seçim mitinginde “Sonuna kadar Golan’ın takipçisi olacağız" diyen Erdoğan’ın sert çıkışları, ilk bakışta 2011’den beri devirmek istediği ve bunun için elinden geleni yaptığı Suriye yönetiminin hesabına yazılabilecek bir destek sayılabilir. Ancak toprak bütünlüğü konusunda ABD ile yaşanan farklılaşma, aslen Türkiye’nin Şam’la köprüleri yeniden kurmak için öne sürdüğü koşulların rafa kalktığı anlamına gelmiyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.