Telafer: İran, Türkiye ve PKK arasında sıkışıp kalan tedirgin bir şehir
Bir buçuk yıl önce İslam Devleti’nden kurtarılan Türkmen ağırlıklı Telafer kenti, hâlâ halkının dönmesini bekliyor ve dış müdahalelerden tedirginlik duyuyor. Görünürdeki sükûnete rağmen jeopolitik koşullar, Suriye sınırının yakınlığı ve bölgedeki PKK varlığından dolayı güvenlik tam anlamıyla sağlanmış değil. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
TELAFER, Irak — Musul’u Suriye’ye ve kuzey Irak’taki Sincar’a bağlayan stratejik bir yolun üzerinde bulunan Türkmen ağırlıklı Telafer şehri, bir buçuk yıl önce İslam Devleti’nden (İD) kurtarıldı ama yerli halkın sadece küçük bir bölümü şehre dönmüş durumda.
Telafer’in çok uzağında olmayan geniş çöllük arazi ve dağlık bölgelerde İD tünellerini hedef alan hava operasyonları devam ediyor. Savaş öncesi nüfusu 300 bin olarak tahmin edilen bu eski Osmanlı kalesi, yıllardır İran ile Türkiye arasında gerilim kaynağı.
Türkiye, İD’le mücadele sürerken Haşdi Şabi olarak da bilinen Şii ağırlıklı Halk Seferberlik Birlikleri’nin (HSB) Telafer’e girmesine sert bir şekilde karşı çıkmış, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Telafer bizim için hassas bir konu” demişti.
HSB’deki pek çok grubun İran’la yakın bağları var. 2017 ortalarında HSB’nin Telafer’i geri alacak ana güç olduğu netleştiğinde Türk medyasında Telafer’in, Türkiye, ABD ve Avrupa Birliği tarafından terörist örgüt addedilen PKK için bir koridor haline geleceği iddia edilmişti.