Ana içeriğe atla

ABD’nin Suriye’den çekilmesi İsrail için ne anlama geliyor?

ABD’nin Suriye’den çekilme kararı Suriye’deki varlığını tahkim etmeye çalışan İran’a karşı İsrail’i tek başına bırakıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Israeli soldiers chat as they stand near the Quneitra crossing in the Golan Heights on the border line between Israel and Syria, October 15, 2018. REUTERS/Amir Cohen - RC1DE3AFB000
İsrail ile Suriye arasındaki sınır hattında, Golan Tepeleri’ndeki Kuneytra geçişi yakınlarında görüntülenen İsrail askerleri, 15 Ekim 2018 — REUTERS/Amir Cohen

Eğer mümkün olsaydı İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu en sert, en kızgın konuşmalarından birini ABD Başkanı Donald Trump’a karşı yapardı. Netanyahu ilk kez Trump’ın selefi Barack Obama’yı özlüyor olabilir.

Netanyahu hükümetinden bir bakan kimliğinin gizli kalması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Suriye’den çekilme kararını, önceden haber vermeden ve ABD’nin, müttefiklerinin ve tüm dünyanın menfaatlerini yok sayarak Obama açıklamış olsaydı Başbakan ona neler ederdi bir düşünün. Netanyahu Kongre’nin her iki kanadında konuşma yapar, (İsrail lehine lobicilik yapan) AIPAC’ı, (Amerikalı milyarder) Sheldon Adelson’u, (ABD’deki büyük Yahudi örgütlerinin) Başkanlar Birliği’ni, aklına gelen herkesi Başkan’a karşı kışkırtırdı. Başkan’ın doğrudan İsrail’in güvenliğini zedelediğini söylerdi. Ancak burada Obama değil Trump söz konusu. Dolayısıyla Netanyahu’nun tek yapabildiği Başkan’la kibar bir telefon görüşmesi yapmak ve İsrail’in güvenliğini sağlamak için Suriye’de ABD desteğiyle adım atmaya devam edeceğini duyurmak oldu.”

ABD’nin Suriye’den çekilmesinin ihtimal dâhilinde olduğu ve her an gerçekleşebileceği konusunda Netanyahu son bir yıl içinde birkaç kez uyarılmıştı. Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot da istihbarat birimlerinin başkanları da Trump’ın kampanya vaadini yerine getirmek ve Orta Doğu’nun gazabından kurtulmak için bahane aradığını biliyorlardı. Bir yıl boyunca Beyaz Saray’a her türlü baskıyı uygulayan Netanyahu, o şer kararın iptal edileceğini, hiç değilse erteleneceğini umuyordu. Ancak bu hafta nihayet bu umutlarında yanıldığını anladı.

İsrail Başbakanı düne kadar Trump’ın seçim zaferinin, Beyaz Saray’a gelişinin tadını çıkarıyordu. Her şey istediği gibi gidiyordu. Kudüs’te ABD Büyükelçiliği’ne kavuşmuş, ABD’nin İran’la nükleer anlaşmadan çekilmesini sağlamış ve her türlü platformda İsrail’in kaprisleri üzerine açılan Amerikan diplomatik şemsiyesini epey büyütmüştü. Ancak bu hafta Netanyahu, Başkan’ın dengesiz mizacının, kontrolsüz fevri yapısının, düzensiz ve mantıksız politikasının bedelinin ilk taksitini ödemiş oldu.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish