Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar 15 Kasım’da Anadolu Ajansı’na verdiği mülâkatta bedelli askerlikle ilgili bilgi verdi. Temmuz ayında Meclis’ten geçen yasa kapsamında 15 bin TL yatıran yükümlüler sadece 21 gün temel eğitim alarak vatani görevlerini tamamlamış sayılıyorlar. Akar’ın verdiği bilgilere göre bedelli askerlik için 634 bin 415 kişi şubat 2020’ye kadar 37 celp halinde vatani görevlerini yapacaklar. Bedelli askerlik kapsamında ağustos ayından beri üç celp asker 21 günlük eğitimlerini tamamlayarak terhis oldu.
Her ne kadar yeni bir bedelli askerlik programının hayata geçirilmesi uzun süredir beklenen bir gelişme olsa da 1987’den 2014’e kadar beş kez uygulanan bedelli askerlik toplumun zengin ve fakir kesimleri arasında gerginliğe yol açmakta. Benzer şekilde, bedelli askerliğin Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde birlik ve beraberliğe zarar verdiği yönünde bir izlenim var. Özellikle 1980’lerde ve 1990’larda Güneydoğu’da PKK’yla mücadele sırasında muharip birliklerin büyük çoğunluğunda vatani görevini yapan ve fakir ailelerden gelen erbaş ve erlerin varlığı bu adaletsizliği ortaya koymuştu. Bugünün koşullarında ise bedelli askerlik TSK’nın 15 Temmuz darbe girişimi sonrası halk nezdindeki itibarını gölgeleme riski taşıyor.
Şunu belirtelim ki Türkiye’de zorunlu askerlik süreleri hiçbir zaman adilane olmadı. Fiziksel ve ruhsal durumu elverişli (ve cinsel yönelimi görünür şekilde heteroseksüel olan) 20 yaşını geçmiş her erkeğin yapmakla yükümlü olduğu vatani hizmette süreler dört yıllık yüksekokul mezunları için erbaş veya er olarak altı ay, yedek subay olarak ise 12 ay olarak düzenlenmiş. İki yıllık yüksekokul ve altı okullardan mezun olanlar için ise görev süresi hala 12 ay. (İkinci gruptakilerin 2013 yılına kadar 15 ay görev yaptıklarını hatırlatmakta fayda var.) Bir yandan üniversite ve lisans sonrası eğitime devam edenlere geniş tecil imkânları verilirken birçok hastalık için tecil hatta “çürüğe ayrılma” imkânı var. Yurtdışında en az üç sene çalışmış vatandaşlar ve çifte tabiiyeti olanların ise 2,000 euro karşılığı dövizle askerlik imkânı var.
Maalesef tek problem eşitsizlik değil. Geçmişte az sayıda da olsa bazı askeri tabiplerin rüşvet karşılığı sahte çürük raporu düzenlediği sık sık haber konusu olurdu. (2016’da darbe girişimi sonrası askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na devredilmesiyle alınan çürük raporlarında kayda değer bir artış yaşandığını not edelim.) Diğer yandan vatani görevini silah altında yapmak istemeyen ya da vicdani red hakkını kullanmak isteyen vatandaşlara ise sivil olarak hizmet etme imkânı verilmemesi ayrı bir dert oluşturmakta.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.