WASHINGTON — ABD Başkanı Donald Trump 20 Kasım’da yaptığı tuhaf yazılı açıklamada gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’ın onayıyla öldürülmüş olabileceğini belirtti ancak buna rağmen ABD’nin ulusal menfaatinin Suudi krallığı ile iyi ilişkileri sürdürme yönünde olduğunu vurguladı.
Trump, “Önce Amerika!” ifadesiyle başlayan ve biten sekiz paragraflık açıklamada şöyle dedi: “Suudi Arabistan temsilcileri Cemal Kaşıkçı’nın ‘devlet düşmanı’ ve Müslüman Kardeşler üyesi olduğunu söylüyorlar ama benim kararım kesinlikle buna dayanmıyor. Ortada kabul edilemez, korkunç bir suç var.”
Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “Kral Selman ve Veliaht Prens Muhammed Bin Salman, Sayın Kaşıkçı’nın öldürülmesinin planlanması ve infazında bilgi sahibi olduklarını güçlü bir şekilde reddediyorlar. İstihbarat birimlerimiz tüm bilgileri değerlendirmeye devam ediyor ancak Veliaht Prens’in bu trajik olaydan haberdar olması da pekâlâ mümkün. Belki haberdardı belki de değildi! Bununla birlikte Sayın Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesine ilişkin tüm gerçekleri hiçbir zaman öğrenemeyebiliriz. Her hâlükârda bizim ilişkimiz Suudi Arabistan Krallığı iledir. Onlar, İran’a karşı olan çok önemli mücadelemizde harika bir müttefiktir. Ülkemizin, İsrail’in ve bölgedeki diğer ortaklarımızın menfaatlerini temin etmek için ABD Suudi Arabistan’ın sarsılmaz ortağı olmaya devam etme niyetindedir. Terör tehdidini dünyanın dört bir yanında tümüyle ortadan kaldırmak başlıca hedefimizdir!”
Daha önce CIA ve Ulusal Güvenlik Konseyi’nde görev yapmış olan Al-Monitor yazarı Bruce Riedel’e göre Trump özünde “Yaptılarsa bile umurumda değil” mesajını veriyor ve bu da şaşırtıcı bir tavır değil.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.