Cemal Kaşıkçı’ya İstanbul’daki Suudi Başkonsolosluğu’nda tam olarak ne olduğunu hiçbir zaman öğrenemeyebiliriz. Veliaht Prens ve diğer Suudi yetkililerinin timsah gözyaşları muhtemelen kandırmaya, olayı geçiştirmeye dönük. Kaşıkçı’nın ortadan kaybolması, gözdağı verme, eleştiri ve muhalefeti susturma uygulamalarına tıpatıp uyuyor.
Türk kaynakları Kaşıkçı’nın 2 Ekim’de konsoloslukta öldürüldüğünü ve cesedinin gizlice götürüldüğünü söylüyor. Suudi muhalifler de günler önce aynı şeyi söylemişti. Suudilerin Türk tarafına konsolosluğu aramayı önermesi, Kaşıkçı’nın ölü veya diri olarak Suudi güvenlik birimleri tarafından götürüldüğü yönünde güçlü bir işaret.
Kaşıkçı’nın ülkesine sadakati asla tereddüt konusu olmadı. Kaşıkçı, Suudi istihbaratını yöneten, ardından İngiltere ve ABD’de büyükelçilik yapan Prens Türki El Faysal’ın uzun yıllar danışmanlığını yapmıştı. Kaşıkçı’nın Riyad’ın politikalarını eleştirmesi, her şeyden çok hayal kırıklığından kaynaklanıyordu.
Kaşıkçı, Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’ı eleştirmeyi kesmesi için uyarı alınca ABD’de yaşamaya başlamıştı. Washington Post gazetesindeki son yazısında Veliaht Prens’in damgasını vurduğu Yemen savaşını ele almıştı. Suudilerin, 2015’te Yemen iç savaşında Zeydi Şii Husilere karşı müdahalede bulunma kararında o günlerde yeni savunma bakanı olan 29 yaşındaki prens etkili olmuştu. Prens eleştiriye karşı son derece hassas olmakla biliniyor ama dünyanın en vahim insani felaketine yol açan, krallığı zayıflatan ve İran’ın ekmeğine yağ süren Yemen savaşının eleştirilmesi, prensi bilhassa telaşlandırıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.