Ana içeriğe atla

İdlib’deki Rusya-Türkiye çekişmesi mutabakata rağmen devam ediyor

Soçi mutabakatının akıbeti büyük ölçüde Türkiye’nin HTŞ sorununu çözüp çözememesine bağlı olacak gibi görünüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

A Syrian youth waves an opposition flag during a demonstration against the Syrian government in the rebel-held town of Hazzanu, about 20 kilometres northwest of the city of Idlib, on September 21, 2018. (Photo by Aaref WATAD / AFP)        (Photo credit should read AAREF WATAD/AFP/Getty Images)
İsyancıların kontrolündeki Hazano kasabasında Suriye hükümetine karşı düzenlenen gösteride muhalefet bayrağını sallayan Suriyeli bir genç, 21 Eylül 2018 — AAREF WATAD/AFP/Getty Images

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17 Eylül’de Soçi’de vardıkları anlaşma, muhalefetin kalesi olan İdlib’e topyekûn taarruz riskini azaltmış olsa da önümüzdeki günlerde taarruz ihtimalini tamamen ortadan kaldırmış değil. Soçi mutabakatı gerilimin artmasını önlemek adına tarafların yapacaklarını genel hatlarıyla belirlemiş oldu. Zirvenin ardından gerçekleşen görüşmelerde taraflar bazı değişiklikler sağlamaya, belli noktalarda kendi vizyonlarını kabul ettirmeye çalıştılar.

Gelinen noktada Moskova ve Ankara belli noktalarda ortak zemin bulmuş durumda ki Putin de geçtiğimiz günlerde bunun altını çizdi. Rus Devlet Başkanı, 3 Ekim’de Avusturya Şansölyesi Sebastian Kurz ile yaptığı görüşmede Suriye’de büyük çaplı çatışmaların önlenebileceğini söylerken Rusya’nın “yükümlülüklerini yerine getiren Türk ortakları ile iş birliği hâlinde hareket ettiğini” belirtti.

Tüm bunlara rağmen İdlib anlaşmasının uygulanışı Rusya’yla Türkiye arasında yeni tartışmaları körükleyecek ve bunların aşılması yeni çabalar gerektirecek. Zira iki ülke de varılan mutabakatları kendi ihtiyaçları doğrultusunda uygulamak istiyor ve dolayısıyla elde edilen sonuçları farklı değerlendiriyor.

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtları ile kuzey Halep’teki bazı bölgeleri “güvenlik şemsiyesi” altına alan Türkiye, benzer şekilde İdlib’i de adım adım kendi himayesi altına almak istiyor. Türkiye belli bölgelerde muhalefetin kontrolünü destekleyerek çözüm sürecini Rusya’nın yanı sıra yönlendirme imkânı elde ediyor. Beşar Esad rejimi bu uzlaşmadan önce İdlib’i geri alsaydı Türkiye çözüm sürecinin dışında kalır, Türkiye destekli militanlar etkisizleşir ve geçiş yönetiminde temsil edilme iddialarını kaybederdi.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish