İran ve Rusya’nın Suriye’de artık eskisi gibi anlaşamadığı giderek netleşiyor. Rusya’nın Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ı iktidarda tutmak için müdahaleye başladığı 2015 yılında durum o kadar kaotik ve karmaşıktı ki “mantık ittifakı” yapan İran ve Rusya, sahaya da yansıyan bazı görüş ayrılıklarına rağmen kritik meselelerde ayrışma lüksüne sahip değildi.
Halep’ten Humus’a, Şam’dan Palmira’ya kadar Rusya ve İran arasındaki menfaat örtüşmesi Esad’ın kötü günlerinde çok daha fazlaydı. Savaşta yedi yıl geride kalırken Esad bugün zaferini ilan etmek için sadece İdlib’in alınmasını bekliyor. Şimdi asıl soru şu: Rusya ve İran Suriye’de nasıl ve niçin ayrışıyor?
İran ve Suriye’de pek çok kişi bunu itiraf etmek istemese de Suriye askeri teşkilatının gözünde İran ve Rusya eşit değil. Bu dinamiğin kökeni, Sovyet döneminden süregelen Şam-Moskova ilişkisine dayanıyor. Esad ailesinin 1971’de başlayan iktidarı boyunca binlerce Suriyeli subay ve başka meslek erbabı Rusya’da eğitim aldı. 2011 öncesi Baas Partisi’ne yön veren sekiz parti üyesinin yarısı Rusça konuşuyordu. Hayat tarzı bakımından da Ruslar Suriyelilere daha yakın. İran ordusu bu anlamda 180 derece farklı. Çoğunlukla laik yapıda olan Suriyeli subayların İran ordusunun İslami kimliğine uyum sağlaması zor. Bu kimlik Hizbullah gibi İran’ın yanında savaşan başka gruplar için de geçerli.
Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan Suriyeli bir subay bu durumu şöyle anlatıyor: “İranlı subaylar son derece saygın, iyi insanlar ama onlarla uyuşmak kolay değil. Bizler farklı tipte insanlarız. Onlar dindar, bizim pek çoğumuz ise dinle pek ilgili değil. (…) Öte yandan Rusya bir süper güç olup savaşın nereye gittiğine dair net bir vizyona sahip. Ruslar ABD, İsrail, Türkiye, Suudiler ve İranlılarla temas halinde. Liderlerimizin Ruslarla güçlü bir eşgüdüm içinde olduğu ortada.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.