Son bir aydır basın yayın kuruluşlarında kaybolan çocuklarla ilgili çok sayıda haber yer almaya başladı. Ağrı’da dedesinin köyüne giden dört yaşındaki Leyla Aydemir 15 Haziran’da kayboldu, 18 gün sonra dere yatağında ölü bulundu. Ankara Polatlı’da 22 Haziran’da kaybolan sekiz yaşındaki Eylül Yağlıkara’nın cinsel istismara uğradıktan sonra öldürüldüğü belirlendi. Hatay’a bağlı Hassa’da zihinsel engelli amcasıyla birlikte Amanos Dağları’nın eteklerinde kaybolan altı yaşındaki konuşma engelli Ufuk Tatar’ın cesedine ulaşıldı. Bitlis’in Ahlat ilçesinde kaybolan iki yaşındaki Sami Yusuf Marangoz’un ağaçlık bir alanda öldüğü tespit edildi.
Bu sorun aslında yeni ortaya çıkmış değil. Geçen hafta konuya ilişkin bir meclis araştırma önergesi veren CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi Türkiye’de her gün 32 çocuğun kaybolduğuna dikkat çekiyor.
Yıllardır göz ardı edilen sorunun bir anda gazete ve televizyonların gündeminde ön sıralara çıkmasının nedeni de ayrı bir sorgulama konusu. Türkiye’de son dönemde medya kuruluşlarının haber politikalarını değiştirmeye başladığı gözleniyor. Anlaşılan ilerleyen süreçte sosyal olaylara ilişkin haberler ağırlık kazanacak. Çünkü sosyal olayları haberleştirmenin siyasi riski yok.
Haber politikalarındaki değişimden kaynaklanıyor olsa da ihmal ve istismar edilmiş çocukların gündeme taşınması sevindirici. Medya kuruluşları kayıp çocuk haberlerinde fikri takibe geçince kamuoyu ile birlikte siyaset dünyasındaki duyarlılık da artabilir. Nitekim buna ihtiyaç var çünkü iki yıl önce konu TBMM gündemine taşınmış, ancak MHP Aydın Milletvekili Deniz Depboylu’nun meclis araştırma önergesi iktidar milletvekillerinin oylarıyla reddedilmişti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.