Batı medyasındaki ağırlıklı değerlendirmeye göre Lübnan’da 6 Mayıs’ta yapılan parlamento seçimlerinin galibi İran destekli Hizbullah oldu. Ancak seçim sonuçları yorumlanırken bazı nüansların gözden kaçmaması gerekir.
Birincisi son günlerde görüldüğü gibi Hizbullah yandaşları rakiplerini sindirmek, seçim olsun veya olmasın sahada kontrolün Hizbullah’ta olduğunu hatırlatmak için her an zorlamaya başvurabiliyor. Ancak Müstakbel Hareketi’ne bağlı güçler ile Hizbullah arasında mayıs 2008’de Beyrut’ta çıkan çatışmaların gösterdiği gibi Hizbullah’ın rakiplerini tamamen ezme gücü yok. Kaldı ki bu beraberinde ciddi riskler getirir. Her şeyden önce Lübnan’ın istikrarsızlaşması Hizbullah’ın iç güvenlik ağının tehlikeye düşmesi demek. Dolayısıyla silahlı Şii hareketinin amacı siyasal sisteme hükmetmek değil siyasal sistemi idare etmektir. Son seçimlerin bu dinamikleri değiştirmesi beklenmiyor.
İkincisi yeni parlamentonun bir anlamda “Hizbullah dostu” olduğu doğru ama burada bir şerh söz konusu. Büyük resme bakıldığında Lübnan siyasetindeki başat isimler içteki güç mücadelesine odaklandığı için çok muhtemel ki Hizbullah’ın silahlı yapısını tartışma konusu yapmayacak. Şerh noktası ise şu: İşlerin aleyhine dönmemesi için Hizbullah, yönetici sınıfın siyasi mücadelesinde tarafsız kalmak zorunda.
Mevcut parlamentonun yarısından fazlası -- Müstakbel Hareketi, Hür Vatansever Hareketi, Lübnan Güçleri ve İlerici Sosyalist Parti – Hizbullah’ın son yıllardaki bölgesel gündemini ya alenen eleştiriyor ya da açıkça desteklemekten uzak duruyor. Hizbullah ve Emel Hareketi’nden oluşan Şii koalisyon ve bu koalisyonun asli müttefikleri ise 43 sandalyeyle parlamentonun üçte birini kontrol ediyor. Bu sayede Hizbullah’ın çıkarlarına uymayan her türlü yasayı engelleme güçleri var.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.