ABD Başkanı Donald Trump’ın 8 Mayıs’ta açıkladığı Ortak Kapsamlı Eylem Planı’ndan (OKEP) çekilme kararından sonra uluslararası kamuoyu nükleer anlaşmanın geleceğini, kararın İran’a olası etkilerini tartışıyor. Suriye’deki gelişmeler ve İran’ın buradaki aktif rolü dikkate alındığında Suriye krizi İran’ın bölgesel rolünü belirleme potansiyelini büyük ölçüde koruyor. Bu arada Batılı devletler Suriye sahnesinde etkinliklerini artırmaya çalışıyor ve bu da İran’ı stratejisini yeni denklemlere göre uyarlamaya itiyor.
İran’ın Suriye’deki rolünü ve menfaatlerini doğrudan etkileyebilecek önemli gelişmelerden biri Avrupa’nın yaklaşımında görülen bariz değişiklik. Bugüne kadar daha çok siyasi ve diplomatik bir rol üstlenen Avrupa sahadaki askeri ve operasyonel etkinliğini artırıyor.
Bu politika değişikliğinin ilk göstergesi, Suriye ordusunun doğu Guta’da kimyasal silah kullandığı iddiaları üzerine 13 Nisan’da Suriye’de bazı askeri hedefleri bombalayan ABD’ye Fransa ve İngiltere’nin katılması oldu. Ardından 1 Mayıs’ta Fransa ve ABD’nin kuzey Suriye’nin Kürt ağırlıklı Menbiç bölgesinde müşterek askeri üs kuracağı açıklandı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD’ye nisan sonunda yaptığı resmi ziyarette İran’ın bölgesel faaliyetlerini dizginlemek için İran’la kapsamlı bir anlaşma gerektiğinden söz etmişti. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ise daha önce İran ve Türkiye’yi Suriye’de uluslararası hukuku ihlal eden ülkeler olarak göstermişti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.