ANKARA -- Türkiye ile AB arasında 16 Aralık 2013’te imzalanan vize serbestisi anlaşmasında vizesiz seyahatin başlayabilmesi için Türkiye’nin demokratik haklar, yargı, sivil toplum, terör, düşünce ve ifade özgürlüğü, ekonomik şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele de dâhil olmak üzere AB ilkeleri doğrultusunda 72 kriteri yerine getirmesi öngörülüyordu.
Belirlenen yol haritasına göre Türkiye’nin taahhüt ettiği 72 kriteri hayata geçirmesinin ardından Schengen ülkelerine vizesiz seyahat 2018 yılı içinde yürürlüğe girecekti. 2015’te imzalanan Türkiye-AB Mülteci ve Geri Kabul Anlaşması’nın önemli önceliklerinden birisi de vize serbestisiydi.
2016 yılı haziran sonuna kadar öngörülen sürede bu kriterlerin tamamlanması gerekirken Türkiye bunu gerçekleştiremedi. Eksik kalan yedi kriterin tamamlanmadığını dile getiren AB, özellikle terör tanımının çok geniş tutulmasını, düşünce ve ifade özgürlüğünün terör kapsamında yer almasını eleştirirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan buna tepki gösterdi. Erdoğan 6 Mayıs 2016’da yaptığı konuşmada Türkiye’nin terör tehdidi altında olduğunu belirterek şöyle dedi: “Şu anda AB vize için 'Terörle mücadele yasasını değiştireceksiniz' diyor. Siz önce AB Konseyi önünde çadır kuranlara karşı zihniyetinizi niye değiştirmiyorsunuz? Onlara çadır kurduracaksınız, demokrasi için olduğunu söyleyeceksin; bize de vizeyi kaldıracağım şartı şu. Biz yolumuza gidiyoruz, siz de yolunuza gidin. Kiminle anlaşabiliyorsan onla anlaş.”
Bu konuşmanın sonrasındaki süreçte Türkiye bir darbe teşebbüsü yaşadı. Olağanüstü Hal (OHAL) devreye girdi. Kamu kurumlarından, üniversitelerden toplu işten çıkartmalar; gazetecilere, akademisyenlere, siyasilere, milletvekillerine yönelik gözaltı ve tutuklamaların etkisiyle Türkiye-AB ilişkileri daha da kötüleşti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.