Ana içeriğe atla

Erdoğan’ın destekçileri için cezai dokunulmazlık yaygınlaşıyor

Yeni çıkarılan kararnameyle darbe girişiminin ve devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılmasına katkıda bulunan kişilere resmi görevi olup olmadığına bakılmaksızın yargı muafiyeti getirildi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Greek President Prokopis Pavlopoulos (L) and his Turkish counterpart Recep Tayyip Erdogan (R) enter the Presidential Mansion during a meeting in Athens, Greece December 7, 2017. REUTERS/Simela Pantzartzi/Pool - RC1B07EB44A0

“Hukuk devletinin sonu” Türkiye’nin en saygın savcılarından biri son çıkarılan kararnameyi bu ifadelerle tanımlıyor. Hangi açıdan bakarsanız bakın 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçen yılki darbe girişiminden bu yana ülkede hüküm süren cezai dokunulmazlık kültürünü daha da yaygınlaştırdığı bir gerçek.

24 Aralık’ta Resmi Gazete’de yayımlanan iki kanun hükmünde kararnameden ilkiyle 2 bin 756 kamu görevlisi işten çıkarıldı. İkincisiyle ise darbe girişiminin bastırılmasına katkıda bulunan ve teröristlere karşı koyan kişilere resmi görevi olup olmadığına bakılmaksızın cezai muafiyet getirildi. Kararnamenin en çok tartışılan boyutu sivillere getirilen yargı muafiyetinin darbe girişiminin yanı sıra ve “devamı niteliğindeki eylemleri” de kapsaması oldu.

Hükümet Sözcüsü Mahir Ünal ilgili hükmün sadece darbe girişimi gecesi ve hemen akabinde yaşanan olayları kapsadığını belirtti.

Ancak bu açıklama muhalefeti tatmin etmedi. Türkiye’deki siyasi yelpazenin hemen her kesiminden tepkiler yükseldi. Kararnamenin, muhaliflere ve iktidar yanlısı basın tarafından “terörist” ya da “vatan haini” diye yaftalananlara karşı şiddeti kışkırtacağı dile getirildi.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish