Son günlerde Gazze Şeridi’nden İsrail’e yeniden roket atışları başladı. 11 Aralık’ta Aşkelon kasabasına doğru atılan uzun menzilli bir roket Demir Kubbe füze savunma sistemi tarafından önlendi. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) nispeten itidalli bir tepki verdi, silahlı bir çatışmaya yol açmamak adına Gazze’de sadece birkaç Hamas hedefini vurdu. Ancak bu ölçülü yanıt sonuç vermedi. Yalnızca 24 saat sonra Aşkelon’a yeniden uzun menzilli roket atıldı.
Uzun menzilli roket atmak görece karmaşık bir düzen gerektirir ve Hamas güvenlik güçlerine görünmeden, gizli saklı yapılamaz. Ufak Selefi örgütlerin bu tip roketleri atacak teknik kabiliyete sahip olduğu da şüpheli. Dolayısıyla roket atışlarının arkasında Hamas’ın silahlı kanadı ya da IDF’in “Hamas’ın operasyonel taşeronları” dediği Filistin İslami Cihat Örgütü’ne bağlı Kudüs Tugayları’nın olması muhtemel.
Yapılan değerlendirmeye göre bu haftaki roketler İslami Cihat mensuplarınca atıldı, Hamas ise kenardan seyrederek bunları durdurmaya çalışmadı. Oysa yeni bir savaş şu an ne Hamas’ın ne de İsrail’in istediği bir şey.
Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs açıklamasına tepki olarak 7 Aralık’ta Filistin halkını yeni bir intifadaya çağırdı. Ancak tabandan gelen, Hamas’a atfedilemeyecek ve muhtemelen İsrail’in askeri misillemesine yol açmayacak münferit saldırılar ile Hamas rejimini yeniden tehlikeye atabilecek geniş kapsamlı bir askeri çatışma arasında fark var. Al-Monitor’da 11 Aralık’ta yayımlanan yazımda belirttiğim gibi İsrail’in değerlendirmesi, Hamas’ın aslında sivillerin terör eylemleri yapacağı, kendisinin ise kenarda durup uzaktan destek vereceği, ufak çaplı bir ayaklanma istediği yönünde. Ekim 2015’te patlak veren bireysel terör dalgasında Hamas aynen böyle yapmıştı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.