Ana içeriğe atla

Rusya’nın çok katmanlı Suriye politikası İran için endişe kaynağı

İran ve Rusya Suriye’de iş birliğini sürdürse de güven eksikliği ve ayrışan hedefler ilişkilere gölge düşürüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Iran's President Hassan Rouhani together with his counterparts, Russia's Vladimir Putin and Turkey's Tayyip Erdogan, attend a joint news conference following their meeting in Sochi, Russia November 22, 2017. Sputnik/Mikhail Klimentyev/Kremlin via REUTERS ATTENTION EDITORS - THIS IMAGE WAS PROVIDED BY A THIRD PARTY. - RC1D16F4FF70
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Soçi’deki üçlü görüşmenin ardından düzenledikleri ortak basın toplantısında, 22 Kasım 2017 — Sputnik/Mikhail Klimentyev/Kremlin via REUTERS

​TAHRAN, İran — Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki Soçi kenti daha çok turistik bir mekân olarak biliniyordu ama son zamanlarda diplomatik bir merkeze dönüştü. Soçi’de yabancıların ilgisini şimdi en çok Suriye konulu görüşmeler çekiyor. Rusya, İran ve Türkiye liderleri, Suriye’nin geleceğine yönelik çalışmalarını koordine etmek üzere 22 Kasım’da Soçi’de üçlü bir zirve yaptı. Bundan bir gün önce ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Soçi’de Suriyeli mevkidaşı Beşar Esad’ı ağırladı, iki liderin sıcak kucaklaşması medyada büyük ilgi çekti. Rusya, ayrıca Suriyeli farklı grupların katılımıyla yine Soçi’de ulusal Suriye kongresi düzenlemek istediğini duyurdu. Toplantıda Suriye’deki siyasi sürecin ve yeni bir anayasanın görüşülmesi planlanıyor.

Daha geniş açıdan bakıldığında Rusların savaş sonrası dönem bağlamında Suriye sahnesinin başoyuncusu olmaya çalıştığı söylenebilir.

Her şeyden önce Ruslar Astana sürecindeki ortakları İran ve Türkiye’yle çeşitli toplantılar düzenleyerek, aynı zamanda sahadaki gelişmelere yön verilmesinde İran ve Rusya’nın Şam yönetimine sağladığı askeri desteğin önemini vurgulayarak kendilerini İslam Devleti (İD) ile diğer terörist gruplara karşı sağlanan askeri başarının ana direği olarak kabul ettirmek istiyor. Moskova’nın ABD önderliğindeki İD karşıtı koalisyonu sık sık eleştirmesi, terörle mücadelede ciddi olmamakla suçlaması da aynı çerçevede yorumlanabilir. Başka bir deyişle Ruslar şu mesajı vermek istiyor: Eğer Rusya’nın çabaları olmasaydı ne ABD hâkimiyetinin sonu gelir ne de İran’la Türkiye’nin Suriye’deki askeri planlarını uzlaştırmak mümkün olurdu.

İkincisi Moskova, Astana kulvarını BM aracılığındaki Cenevre sürecinin alternatifi olarak değil bütünleyicisi olarak gördüğünü defalarca vurguladı. Rus Uluslararası İlişkiler Konseyi Direktörü Andrey Kortunov’un deyimiyle “Astana’da Suriye savaşının yangınını söndüren bir itfaiye ekibi çalıştıysa Cenevre’de de Suriye devletinin binasını onarmak için mühendis ve tasarımcılar çalışacak.” Ancak burada hassas bir nokta var: Moskova’nın hem Cenevre hem Astana kulvarlarında aktif olması onu Suriye krizine dâhil olan iki ayrı oyuncu grubu arasında tek bağlantı haline getiriyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish