2013’ün o uğursuz yaz akşamında Behram Fatihi’nin Pave’deki çayhanesi nargile içen müşterilerle doluydu. Dinci fanatiklerin gelişiyle başlayan olaylar Fatihi’nin bıçaklanarak öldürülmesiyle sonuçlanacaktı.
İran Kürdistanı’nın dağlık kalbinde ekmeğini taştan çıkaran bir kasaba olan Pave’de aylardır yöredeki Kürtlerin gizlice Türkiye’ye geçerek Suriye’de savaşmaya gittiği konuşuluyordu. Kimileri çiftlik ve bağlardaki ağır işlerini bırakıp ABD destekli solcu gruplara katılıyor ama pek çoğu da İslam Devleti (İD) ve El Kaide gibi radikal örgütlere biat ediyordu.
30 yaşlarındaki Fatihi geçimini sağlamakla meşguldü, cihat veya jeopolitikle ilgilenecek fazla vakti yoktu. Fatihi ve arkadaşları, İslam’a aykırı davrandıkları gerekçesiyle insanları darp eden, yörede huzursuzluk yaratan sakallı yobazlarla kendi aralarında alay ediyordu.
Ancak Avşar Minayi’nin adamlarıyla birlikte çayhaneye uğradığı akşam her şey değişti. Minayi Selefiler arasında yaygın olan bir tarzda bıyık bırakmadan sakal uzatan, iri yapılı bir gençti. Minayi ve arkadaşları dini vazifelerini yerine getirdiklerini söyleyerek Kuran’dan ayetler okudular ve çayhanede nargile satışının kaldırmasını istediler. Ayrıca o an orada olmayan Fatihi’yi Afganistan’dan gelen ucuz eroine tutkun işsiz gençlere uyuşturucu satmakla suçladılar. Çayhane görevlisi yasa dışı bir şey yapmadıklarını söyleyerek adamlara kapıyı gösterdi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.