Türkiye’nin Hatay ve Kilis illerine sırtını vermiş, adı zeytin ve nar ağaçlarıyla özdeşleşmiş, kendi yağıyla kavrulmuş ve direngen halkıyla öne çıkmış bir bölge: Afrin.
Kürtlerin yaklaşık bin yıldır yaşadığı Afrin bir süreden beri Türkiye’nin hedefinde. Yöneltilen bu düşmanlığın nedeni Afrin’in Türkiye’nin sınırlarını tehdit ediyor olması değil. Aksine Suriye krizi boyunca Azez, Atme ve Cerablus gibi sınır bölgeleri gerek sığınmacı gerek savaşçı geçişlerinde kevgire dönerken Afrin en sakin hat olma özelliğini korudu. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) buraya yoğunlaşmasının nedeni Afrin’in PKK lideri Abdullah Öcalan’ı destekleyen halk kitlesini barındırması ve bu sayede siyaseten Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) baskın çıkması, askeri bakımdan Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) kontrolünde bulunması ve Rojava özerklik projesinin batıdaki halkası olması.
TSK ve yedeğindeki Fırat Kalkanı güçlerinin bir süreden beri toplarla vurduğu Afrin Türk askerinin çatışmasızlık bölgesi oluşturmak için İdlib’e girmesinin ardından güneyden de baskı altına alındı. Bölgede toplam 14 gözlem noktası oluşturmak üzere çalışmalarını sürdüren Türk askerinin Afrin’e yönelik hareketliliği çok kritik. Bölgeye tank ve zırhlı araçlar sevk eden TSK, İdlib’in kuzeyinde Afrin’i dikizleyen Şeyh Bereket Dağı’nda bir iletişim merkezi kurduktan sonra Salve, Daret İzze ve biraz doğudaki Seman Dağı’na konuşlandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “İdlib'deki operasyon büyük ölçüde neticelendi. Önümüzde Afrin var. Bir gece ansızın vurabiliriz" sözleri üzerine gözler olası bir kara harekâtına çevrildi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.