DİYARBAKIR -- “Bağımsızlık Kürtlerin de hakkı, niye olmasın?” Diyarbakır’da Al-Monitor ile sohbet eden bir esnafın bu sözleri kentteki farklı bir heyecanın göstergesi. Kürt siyasetçilerin ağır baskı altında olduğu bir dönemde söylenen bu sözler, ilk başta Türkiye Kürtlerini ilgilendiriyor zannedilebilir ama değil. Bahse konu Irak Kürtleri. 25 Eylül’de bağımsızlık referandumu için sandığa gidecek olan Irak Kürtleri heyecanlı. Ama Türkiye Kürtleri de en az onlar kadar heyecanlı. Sadece heyecanlı değil aynı zamanda hareketli.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) dışındaki Kürt partileri Iraklı soydaşları için Türkiye’de seferber oldu. Hedefleri, Türkiye’nin algısını değiştirmek. Bu amaçla Azadi Hareketi, Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK), Kuzey Kürdistan Demokratik Partisi (PDK-Bakur), Türkiye-Kürdistan Demokratik Parti (PDK-T), Özgürlük ve Sosyalizm Partisi (ÖSP), Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) ve yedi bağımsız kişi bir araya gelerek “Bağımsızlık Referandumunu Destekleme İnisiyatifi”ni kurdu. Temmuz ayının ortalarında kurulan girişim önce birçok ilde toplantılar yaptı. Daha sonra Türkiye’nin batısına yönelen inisiyatif üyeleri hükümet, siyasi partiler ve sivil toplum örgütleriyle temas kurmaya başladı.
Girişimin hedefleri arasında Avrupa ülkeleri ve ABD de vardı. PAK adına çalışmalarda yer alan Vahit Aba yabancı ülkelere Kürt devletinden korkulmaması gerektiğini anlatacaklarını söyledi. Al-Monitor’a konuşan Aba şöyle dedi: “Avrupa Birliği ve Amerikan elçiliklerinden randevu aldık. Onlara bu referandumu desteklediğimizi anlatacağız. Onların da referandum sonucuna saygı göstermeleri gerektiğini, çünkü her milletin kendi kaderini tayin hakkı bulunduğunu, bunun uluslararası hukuka uygun olduğunu, Güney’deki kardeşlerimizin (Irak Kürtleri) bu hakka dayalı olarak kendi kaderlerini tayin hakkına sahip olduklarını söyleyeceğiz. Bunun uluslararası alanda tanınması gerektiğini anlatacağız.”
Aba referandum sonucuna göre bir Kürt devleti kurulması halinde bunun bölgeye örnek teşkil edeceği görüşünde: “Burada oluşacak bir yapı bölge ülkeleri için de bir örnek teşkil edecektir. Şu anda bile beş resmi dili olan, her dini azınlığın diyanette temsil edildiği bir yer. Bu ülkenin bağımsız olması çevresini de etkileyecektir. Çevresinde de demokrasi istemleri dile getirilecektir, oradaki demokratik oluşum bütün çevre devletlerini de demokratikleşmeye gitmeye zorlayacaktır.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.