Rus parlamentosu son dönemde Orta Doğu başta olmak üzere uluslararası konularda ve parlamenter diplomaside daha aktif bir rol üstleniyor. Devlet Başkanı’yla Dışişleri Bakanlığı’nın uhdesinde olan dış politikanın belirlenmesi ve uygulanmasında parlamento doğrudan yer almıyor ancak bu alanda katkılar yapabiliyor.
Rus Dışişleri Bakanlığı hassas bazı konuları diğer ülkelerle konuşmaktan çekindiği zaman parlamenter diplomasi elverişli bir aracı hâline geliyor. Parlamenter heyetler belli görüşleri iletiyor, önerileri ve karşı önerileri tartışıyor, kısaca ülkeler arasında etkili bir iletişim aracı olarak işlev görüyor.
Rus parlamentosunun her iki kanadı son dönemde Orta Doğu’daki bu tür çalışmaları daha büyük bir azimle yürütüyor. Bu aslında doğal sayılır. Zira Rusya’nın bölgedeki etkinliği giderek artıyor ve bölgesel meselelerin Moskova olmadan çözülemeyeceği kanısı yaygınlaşıyor. Dolayısıyla Moskova şimdi Suriye’deki askeri varlığı ve bölgedeki diplomatik çabalarının yanında parlamenter diplomasiyi de Orta Doğulu muhataplarıyla ilave bir iletişim aracı olarak test ediyor.
Parlamentonun üst kanadı olan Federasyon Konseyi’nin Başkanı Valentina Matviyenko son altı ayda üç Arap ülkesini – Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri – ve İran’ı ziyaret etti. Bu ziyaretlerin sonuncusu olan Suudi Arabistan ziyareti, Suriye’nin Han Şeyhun kasabasında 4 Nisan’da meydana gelen kimyasal saldırı ve ABD’nin buna misilleme olarak Şayrat hava üssüne düzenlediği saldırının ardından gerçekleşti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.