İran’ın 18 Haziran’da Suriye’deki İslam Devleti (İD) hedeflerine balistik füze attığı saatlerde Batılı istihbarat kaynakları bunların Şahab-3 orta menzilli füzeler olduğunu tahmin ediyordu. Ertesi gün bu değerlendirmeler Zülfikar balistik füzeleri şeklinde değişti. Nispeten gelişkin bir füze tipi olan Zülfikarlar, bağımsız navigasyon sistemlerine sahip, 700 kilometre menzile ulaşabiliyor ve yörüngelerini havada ayarlayabiliyor. Katı yakıtlı Zülfikarları İran askeri endüstrisi üretiyor.
Bu tip füzeler İsrail güvenlik sistemlerinin en büyük kâbuslarından biri. Örneğin Hizbullah bu füzeleri ele geçirirse İsrail hava üslerini ve başka stratejik noktaları hedef alabilir. Dolayısıyla İran füze saldırılarına giriştiğinde Orta Doğu’daki kilit oyuncular bunu vahim bir gelişme olarak okudu. İran yaklaşık 30 yıl sonra ilk kez bölgedeki bir ülkeye füze atıyor ve bunu yaparken üçüncü bir devletin, Irak’ın egemenliğini ihlal ediyordu.
Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan üst düzey bir İsrail güvenlik yetkilisine göre “Bu, Sünni eksene verilen bir mesajdı ama bunun da ötesinde temelde ABD koalisyonu ve tabii ki İsrail dâhil olmak üzere bölgenin tamamına yönelik bir mesajdı.”
Bir gün sonra gerçek tablo ortaya çıkmaya başladığında Tel Aviv ve Kudüs’te kısmi bir rahatlama yaşandı. Çeşitli istihbarat değerlendirmelerine göre İran’ın attığı yedi füzeden sadece biri hedefine yaklaşabilmişti. Füzelerin çoğu yolda düşerken birinin hedefin civarlarına düştüğü ama yakınına ulaşamadığı anlaşılıyordu. Zülfikarların isabet gücü 10-20 metre olarak biliniyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.