Ana içeriğe atla

Muhalefet 2019’da tek bir aday etrafında birleşebilir mi?

Muhalefet tek bir aday etrafında kenetlenebilirse 2019 seçimlerinde “reisçilik” memleketteki tek geçer yol olmayabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Turkish President Tayyip Erdogan makes a speech at the ruling AK Party's headquarters in Ankara, Turkey, May 2, 2017. REUTERS/Umit Bektas - RTS14S96
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara’daki AKP Genel Merkezi’nde konuşurken, 2 Mayıs 2017 — REUTERS/Umit Bektas

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uzun zamandır hayalini kurduğu yetkili başkanlık sistemine 16 Nisan referandumuyla kavuştu. Değiştirdiği anayasa maddeleri sayesinde yasama, yürütme ve yargı üzerinde tam bir denetime sahip oldu. Ne var ki, sandıktan Erdoğan’ın beklediği gibi ezici bir zafer de çıkmadı. Askine sonuçlar, kasım 2019’da yapılacak başkanlık seçimlerinde azımsanmayacak bir risk olabileceğini gösterdi.

Referandum sonuçları niçin Erdoğan için bir zafer değildi? Çünkü seçmenlerin yalnızca yüzde 51.4’ü anayasa değişikliğine “evet” dedi. Oysa Erdoğan ve destekçileri yüzde 60 civarında bir destek bekliyordu, ne de olsa sadece Ak Parti değil Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) de “evet”e destek vermişti ve iki partinin kasım 2015 seçimlerindeki toplam oyu yüzde 61’i buluyordu. Üstelik devletin bütün imkanları da “evet” kampanyası için seferber edilmiş ve “hayır” cephesi adına oldukça adaletsiz bir zemin ortaya çıkmıştı.

Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı. Belli ki, MHP’li seçmenlerin kahir ekseriyeti MHP’nin pek de popüler olmayan lideri Devlet Bahçeli’nin Erdogan ile ittifak kurarak iş birliğine gitmesine örtülü bir tepki gösterdi. Dahası, geleneksel AKP seçmenlerinin bir bölümü de “hayır” diyenler arasına katıldı. Birçok uzmanın işaret ettiği gibi, Erdoğan İstanbul ve Ankara gibi büyük kentlerdeki muhafazakar seçmen tabanının bir bölümünü kaybetti. Seçmen temayülleri daha eğitimli ve varlıklı muhafazakarların bu seçimde “hayır” oyu verdiklerini gösteriyor. “Endişeli muhafazakarlar” diye anılmaya başlanan bu kesim, devletin otoriterleşmesinden ve bunun ekonomi üzerindeki tahribatından kaygılı görünüyor.

Dahası, başkanlık sisteminin doğası gereği yüzde 51.4 oranındaki destek Erdoğan için oldukça kaygan zemine işaret ediyor. Parlamenter sistemde Erdoğan yüzde 40’ın üzerinde destekle iktidarı kolayca güvence altına alabiliyor, AK Parti parlamenter çoğunluğu sağlayarak, tek başına iktidar olabiliyordu. Başkanlık sisteminde ise başkan seçilmek için yüzde 50’den fazla oy gerekiyor ve sandıktan çıkan yüzde 51.4’lük sonuç Erdoğan için durumun bıçak sırtı olduğunu gösteriyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish