ABD yönetiminin Suriye’deki Halk Savunma Birlikleri’ne (YPG) silah vermek üzere 9 Mayıs’ta aldığı karar, Başkan Donald Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Washington’da 16 Mayıs’ta yapacağı görüşme için hayra alamet olmadı.
Geçtiğimiz hafta Washington’da temaslarda bulunan Erdoğan’ın en yakın ulusal güvenlik danışmanları, epeydir beklenen ve Türkiye’nin şiddetle karşı çıktığı bu adımdan ABD’li muhataplarını vazgeçiremedi. Ankara YPG’yi PKK’nin Suriye’deki uzantısı olarak görüyor. PKK ise hem Ankara hem Washington tarafından terörist örgüt kabul ediliyor.
Trump’ın 16 Nisan referandumundaki zaferi nedeniyle Erdoğan’ı kutlayan tek Batılı lider olması Erdoğan’ın ikili ilişkilerde yeni bir sayfa açma umudunu artırmış olabilir ancak Washington’daki görüşmenin başarısı, ABD ile Türkiye’nin İslam Devleti’nin (İD) yanı sıra PKK’ye karşı da iş birliği yapmasına dair sözlere bağlı olacak. Geçen hafta da belirttiğimiz gibi Türkiye’yi ABD’nin Rakka stratejisini zora sokmaktan alıkoymak büyük ölçüde Moskova’nın çabalarına kalabilir.
Semih İdiz YPG konusunda uzlaşılmaz görünen bu görüş ayrılığının yanı sıra bir diğer soruna dikkat çekiyor: “Erdoğan’ın ikinci büyük talebi, Pennsylvania’da yaşayan ve geçen yılki darbe girişimini planlamakla suçlanan Fethullah Gülen’in iadesi olacak. (…) Gülen cemaatini hedef alan ve Türkiye’de de eleştirilen tasfiye kampanyası Gülen’in avukatlarının elini güçlendirir ve Trump’ın Gülen’in iadesi yönünde karar almasını zorlaştırır. (…) Erdoğan kozlarını oynadı ve taviz verme niyetinde değil. Dolayısıyla Trump, ABD’nin değişmesi zor görünen bu politikalarını sürdürürken Erdoğan için de vaziyeti kurtaran formüller bulma baskısı altında olacak. Eğer bu yapılamazsa Türkiye-ABD ilişkileri daha da büyük bir türbülansla karşılaşacak. Pek çok gözlemcinin öngörüsü daha şimdiden bu yönde.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.