Ana içeriğe atla

Almanya’nın Ak Parti mitinglerini engellemesi niçin yanlış?

Alman makamları, Türkiyeli politikacıların Almanya’da miting düzenlemesini izin vermeyerek doğru mu yapıyor? Hayır ve işte nedeni...

A supporter of Turkish President Recep Tayyip Erdogan holds a flag before Turkish Prime Minister Binali Yildirim is expected to address a crowd of around 10,000 in Oberhausen, Germany, February 18, 2017, to promote Turkey's constitution referendum on April 16, 2017.     REUTERS/Wolfgang Rattay    - RTSZ91P
Başbakan Binali Yıldırım’ın anayasa referandumu için Almanya’nın Oberhausen kentinde düzenlediği mitingde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın posterini taşıyan bir izleyici, 18 Şubat 2017 — REUTERS/Wolfgang Rattay

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ 2 Mart’ta Almanya’nın güneybatısında bulunan Gaggenau kentinde düzenlenen bir mitingde konuşmayı planlıyordu. Mitingin amacı anayasa referandumu için Almanya’da yaşayan 1.5 milyon Türkiyeli seçmenden “evet” oyu istemekti. Almanya’da halihazırda büyük bir destek kitlesine sahip olan iktidar, mitingle bu desteği pekiştirmeyi umuyordu.

Ancak miting son dakikada iptal edildi. Gaggenau Belediyesi toplantının yapılacağı mekanın “park yeri yetersizliği” gerekçesiyle iptal edildiğini duyurdu, ama gerekçe Türkiye’de pek inandırıcı bulunmadı. Zira pek çok kişi kararı, iktidara karşı eleştirel yazılarıyla tanınan Türk asıllı Alman gazeteci Deniz Yücel’in tutuklanmasına karşı siyasi bir misilleme olarak yorumladı. Erdoğan Almanya’yı, Türkiye’nin hasımlarına her türlü alanı açarken Türkiye’nin bir bakanını susturduğu için topa tuttu. Geçmişte de Almanya’daki bir toplantıya video konferans ile katılımının Alman Anayasa Mahkemesi tarafından engellendiğini hatırlatan, Erdoğan bunun, ifade özgürlüğüne karşı “dünyada benzeri görülmemiş” bir saldırı olduğunu söyledi. Hatta işi Almanya’yı “faşist” uygulamalarından dolayı kınayıp Nazi benzetmesi yapmaya kadar götürdü.

Dikkat çekici bir diğer gelişme ise ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) de benzer bir eleştirel tutum benimsemesiydi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu “Adalet ve Kalkınma Partisi'nden iki milletvekili Almanya'da konuşacak, konuşmaları iptal edilmiş. Asla ve asla doğru değildir.” dedi.

Hükümetin bu konuda özellikle öne çıkardığı noktalardan biri oldukça önemliydi: Almanlar “ikiyüzlü” davranıyorlardı. Gerek Alman hükümeti gerekse Alman basını ifade özgürlüğünü bastırdığı gerekçesiyle Ankara’yı sık sık eleştiriyor hatta tel’in ediyordu. Ancak son aldıkları kararla aynı şeyi bu sefer Ak Parti’li bir bakana yapmış oldular. Bozdağ “Türkiye’nin Almanya’dan alacağı demokrasi dersi yoktur” derken, bunu kast etti. AB Bakanı Ömer Çelik müstehzi bir tepki göstererek “Alman siyasetçiler, Türkiye’deki Alman vatandaşlarla buluşmak istiyorsa, buyursunlar gelsinler, kapımız açık” dedi. Yani Türkiye, Almanya’nın aksine özgür bir ülkeydi.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish