Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ruslarla temaslarında Suriye’nin toprak bütünlüğü ve barışçı lçözüme vurgu yapıyor; Amerikalılarla görüştüğünde ise sahada tampon bölge oluşturmayı da içeren Türk-Amerikan ortaklığını öne çıkarıyor; yüzünü Körfez’e döndüğünde de Tahran ve Şam’a vuruyor. İçinde ‘dönmek’ gibi bir istikrar unsurunu barındıran oryantal tadında bir Suriye siyaseti!
Erdoğan Bahreyn, Suudi Arabistan ve Katar’ı kapsayan Körfez turunda, Rusya ve İran’la birlikte yürütülen Astana sürecinin ruhuna tezat bir şekilde Suriye’de hedef büyüttü. Erdoğan’a göre Fırat Kalkanı Harekâtı, El Bab’da İslam Devleti’ni (İD) temizledikten sonra yola devam edecek. Yeni hedef Menbic ve Rakka. Üç aşamalı bir hedef: Birincisi terörden arındırılmış güvenli bölge oluşturulacak. Terörden arındırılmış bölgenin uçuşa yasak bölge olması lazım. İkincisi buralara Araplar ve Türkmenler yerleştirilecek. Üçüncüsü Eğit-Donat Programı’yla milli bir ordu kurulup buralara konuşlandırılacak.
Bunun ekonomik boyutu da var. En az 4-5 bin kilometrekarelik bir alanı güvenli bölge haline getirdikten sonra Türkiye buralarda konut inşasına başlayacak. Mülteciler bu konutlara yerleştirilecek.
Erdoğan’ın konuşmasından iki gün önce Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş “El Bab’la birlikte Fırat Kalkanı biter, hedeflere ulaşmış oluruz. Rakka başka mesele. Türkiye sınırlarını tehdit eden bir şey değil” demişti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.