Ana içeriğe atla

İran’la ABD’nin ağız dalaşı niçin sıcak çatışmaya dönüşmez?

İran ve ABD söylemlerini sertleştirmiş olabilir ama bu yeni gerilim sürecini askeri çatışmaya götürmek için ne güçlü bir sebebe sahipler ne de bunu yapabilecek durumları var. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

WASHINGTON, DC - FEBRUARY 01:  White House Press Secretary Sean Spicer (L) yields the briefing room podium to National Security Adviser Michael Flynn  February 1, 2017 in Washington, DC. Flynn said the White House is "officially putting Iran on notice" for a recent missile test and support for Houthi rebels in Yemen.  (Photo by Win McNamee/Getty Images)
Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer ile birlikte basının karşısına çıkan ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn (sağda) Beyaz Saray’ın yeni bir füze denemesi yapan İran’ı “resmen uyardığı” açıklamasını yaparken, 1 Şubat 2017 — Win McNamee/Getty Images

ABD’nin İran’a yönelik yeni söylemi ve İran’ın 29 Ocak’ta gerçekleştirdiği balistik füze denemesi ne kadar kaygı verici olursa olsun tarafların doğrudan kafa kafaya gelmesi olası değil.

Tahran da Washington da bugün farklı nedenlerle sert söylemlere ihtiyaç duyuyor. İran tarafı açıkça hasmane davranan yeni ABD yönetimine karşı direnç göstermek durumunda. ABD yönetimi ise iç ve dış kamuoyuna Obama devrinin artık kapandığını göstermek istiyor. İran’la gerilimi azaltma döneminin sona erdiği mesajı da bu kapsamda yer alıyor. Washington, ayrıca Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel müttefiklerine onların menfaatleri pahasına Tahran’la yakınlaşma politikası izlemeyeceği yönünde güvence vermek istiyor. Nitekim ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn’in İran’ı “resmen uyardıkları” yönündeki açıklaması da Beyaz Saray’ın İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve Suudi Kralı Selman Bin Abdülaziz El Suud ile yaptığı uzun telefon görüşmelerinin hemen ardından geldi.

Ancak söylemin sertleşmesi dışında ABD’nin İran’a yönelik politikasında büyük bir değişiklik yaşanmış değil.

Nükleer mutabakatı düzenleyen Ortak Kapsamlı Eylem Planı (OKEP) 13 aydır uygulamada ve İran bu esnada defalarca balistik füze denemesi yaptı. İran’ın buna hakkı var. BM Güvenlik Konseyi’nin nükleer anlaşmayı onaylayan 2231 sayılı kararında İran’a nükleer silah taşıyabilecek şekilde tasarlanan balistik füzeleri test etmekten uzak durması için “çağrı” yapılıyor. Bu tip denemeleri yasaklayan bağlayıcı bir hüküm yok. İran’ın nükleer programına yönelik en sert karar olan 1929 sayılı kararda durum farklıydı. Ancak bu karar nükleer mutabakatı onaylayan 2231 sayılı kararla geçersiz kılındı.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish