ANKARA -- Rusya, İran ve Türkiye 22 Aralık 2016’da açıklanan sekiz maddelik Moskova deklarasyonu ile Suriye’de önceliklerinin askeri değil siyasi çözüm olduğunu, bunun için ortak hareket edeceklerini ilan ettiler. Türkiye, Moskova deklarasyonu ile 2011’den bu yana Suriye’deki tezlerinden vazgeçerken Esad yönetimini tanımama ve rejimi devirme iddiasını da terk etti.
CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak 27 Aralık 2016 tarihli haftalık değerlendirme raporunda Moskova deklarasyonu ile “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP hükümetlerinin Suriye politikasının iflasının tescil edildiğini” belirtti.
Raporda, “Hükümet Suriye konusunda bizim CHP olarak baştan itibaren savunduğumuz noktaya geldi. Süreç bizi haklı çıkarttı. Esad’ı üç ayda devirip Emevi Camisi’nde Cuma namazı kılmaya heves eden Erdoğan ve AKP hükümeti Şam’a heyet göndermemizi, çözüm arayışlarımızı, Suriye politikasına yönelik eleştirilerimizi hainlik olarak nitelendiriyordu” görüşüne yer verildi. Toprak gelinen noktada Suriye başta olmak üzere bölge coğrafyasında Rusya ve İran’ın etkinliğinin artığını, hükümetin de bunu kabullendiğini savundu.
Moskova troykasının “en zayıf halkası” olarak Türkiye-İran rekabeti gündeme geliyor. Irak ve Suriye’de düne kadar karşı saflarda olan Türkiye ve İran bölgesel rekabetin yanında Kafkaslar ve Orta Asya’da da güç mücadelesinde. Bu yüzden iki ülkenin Suriye’de uyumlu ve birlikte hareket etmesi zor görünüyor. Troykanın iki ülkenin rekabeti nedeniyle sorunlar yaşayacağını bugünden öngörmek yanlış olmaz.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.