İslam Devleti’ne (İD) karşı Musul harekâtı devam ederken Irak’ın Kürdistan Bölgesi’nde içten içe kaynayan ve savaşın ardından istikrar çabalarını etkileyecek sorunlar dikkatlerden kaçıyor. Sırf son birkaç ayda bir Kürt gazeteci daha suikasta uğradı, bir üniversite öğrencisi “namus” cinayetine kurban gitti, Kürt bir kadın milletvekili ölüm tehditleri aldı, İranlı Kürtlere ait bir parti binası bombalandı ve yedi kişi hayatını kaybetti, Süleymaniye vilayetinde bir dizi terör saldırısı önlendi. Bu tabloya ödenmeyen memur maaşları nedeniyle devam eden gösterileri, Kürt parlamentosunun işlevsizliğini, artan mülteci ve iç göçmen sayılarını, bölgedeki varlığını artıran PKK’yı ve Türk savaş uçaklarının kuzey Irak’taki PKK üslerini bombalamasını da eklemek lazım. Tüm bunlar, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) 2011’den beri sağladığı çoğu kazanımı tersine çevirmekle kalmıyor, Kürdistan Bölgesi’nde mali çöküş ve iç çatışma riskini artırıyor.
Hâl böyle olunca İD sonrası dönem için “kaçınılmaz Kürt devleti” senaryosu yerine zayıflayan özerklik, siyasi kargaşa ve silahlı çatışmanın olduğu bir senaryo daha gerçekçi görünüyor. KBY 2014’te “bağımsız” petrol ihracatına başlamıştı ama Kürt ekonomisi bugün lime lime dökülüyor. KBY’nin borcu 22 milyar doları aşmış durumda. Elektrik arzı 2005 seviyesine gerilerken özel jeneratörlerin bulunmadığı bölgeler günde yaklaşık dört saat elektrik alabiliyor. Binlerce genç insan bölgeden göç etmeye devam ediyor. Bir zamanlar büyük ilgi gören Kürt enerji sektörünün altı siyasi ve yasal açıdan oyuluyor. KBY Ceyhan’a günlük yaklaşık 600 bin varil petrol ihraç etse de bu ihracatla ilgili anlaşmazlıklar sürüyor, Türkiye’ye bağımlılık devam ediyor ve petrol büyük ölçüde Kürdistan Bölgesi’nden değil, hâlen ihtilaflı bir bölge olan Kerkük’ten sağlanıyor. Uluslararası petrol şirketleri Kürdistan Bölgesi’ndeki 19 petrol sahasını terk etmiş durumda. Bunların içinde sahip olduğu altı sahanın üçünden çekilen ExxonMobil de var.
KBY Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile Türk yetkililer arasında yapılan ve WikiLeaks tarafından yayımlanan yazışmalar KBY’deki mali krizin ve bunun siyasi yansımalarının ne denli derin olduğunu ortaya koyuyor. Bakanlığın Ankara’dan 5 milyar dolar ilave kredi almaya çalışması ve Türkiye’ye Kürt kontrolündeki petrol sahalarından daha büyük bir pay önermesi kimi Kürtlerin gözünde Kürdistan Bölgesi’nin ekonomik menfaatlerini korumanın bir yolu olabilir. Ancak aralarında Kürt milletvekillerinin de olduğu başka bir kesim konuya farklı bakıyor ve bakanlığın önerisini “Kürt topraklarının Türkiye’ye satılması” olarak görüyor. Benzer şekilde tepkili olan Bağdat’taki Iraklı yetkililer de KBY’nin Türkiye’ye petrol sahası satma yetkisi olmadığını savunuyor.
PKK’nın kuzey Irak’taki artan varlığı da bu krizlerden besleniyor ve Kürtlerin iç çekişmelerini derinleştiriyor. Kandil Dağı’ndaki üsleri dışında PKK grupları şu an Sincar Dağları’na da yerleşmiş durumda. Burada hem Ezidileri yeni İD saldırılarına karşı koruyorlar da hem de bu stratejik bölgeyi kontrol ediyorlar.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.