İran Hava Yolları’nın uzun yıllar sonra ilk yeni, Batı yapımı uçaklarını teslim almaya başlaması Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin yaptırımları kaldırtma çabalarının sonuç verdiğini gösteriyor. Ancak uçak filosunu yenilemek ile köhnemiş havacılık sektörünü ayağa kaldırmak aynı şey değil.
İran havacılık sektörünün durumu yaptırımların etkisini en iyi yansıtan simgelerden biri. Bir zamanlar Orta Doğu’da kıtalararası ve bölgesel güzergâhların öncüsü olan İran havayolu şirketleri, dış yatırım ve modern uçaklardan mahrum kalınca eski filolara mahkûm oldu. Açığı kapatmak için Tupolev ve İlyuşin gibi Rus yapımı yolcu uçakları kullanıldı. Sık sık yaşanan uçak kazaları halkı Rus uçaklarından soğuttu. Sadece 2005-2015 döneminde 586 kişinin ölümüyle sonuçlanan 16 kaza yaşandı. Hâl böyle olunca geçtiğimiz günlerde ilk yeni Airbus A321-200 uçağının ülkeye ulaşması birçok İranlı tarafından trajik bir devrin sona erişi olarak kutlandı.
İran ve altı küresel güç 2015’te İran’ın nükleer programı üzerinde anlaşmaya vardığında ilk iş olarak yeni uçak alımına gidileceği aşikârdı. İranlı diplomatlar İsviçre ve Avusturya’da anlaşmayı müzakere ederken Karayolları ve Şehircilik Bakanı Abbas Ahundi, 2015 Paris Havacılık Fuarı’na gitmiş ve Airbus’la ilk görüşmeleri yapmıştı. Ahundi, filoyu yenilemek için 400 yeni uçağa ihtiyaç olduğunu açıklamıştı.
Ortak Kapsamlı Eylem Planı ocak 2016’da uygulanmaya konduktan sonra milli havayolu şirketi İran Hava Yolları, Airbus’tan 118 jet ve ATR’den 40 ATR 72 turboprop kısa mesafeli bölgesel uçak için sipariş verdi. Şirket daha sonra Boeing’le de 100 yolcu uçağı için anlaşmaya vardı. 2016’nın sonbaharına gelindiğinde kâğıt üzerinde yaklaşık 300 uçak için sipariş verilmişti. Bu arada ilave alımlar için Japonya’nın Mitsubishi, Kanada'nın Bombardier ve Rusya’nın Sukhoi firmalarıyla görüşmeler devam ediyordu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.