Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrei Karlov’un bir sanat etkinliği sırasında Türk polis memuru tarafından öldürülmesi Rusya karşısında Türkiye’nin boynunu kıldan ince hale getirdi. Suikastın etkisinin dış politikaya yansıması da gecikmedi.
Suikasttan bir gün sonra Moskova’da Rusya, İran ve Türkiye arasında yapılan Suriye toplantısında Rusların üçlü çözüm planı kabul edildi. Karlov cinayeti, Türkiye’nin elini Moskova Deklarasyonu’na şerh koyamayacak kadar zayıflattı. Bu yüzden Rusya ile ilişkilerinde artık “Karlov’dan önce” ve “Karlov’dan sonra” diye bir ayrıma gitmekte sakınca yok.
Mücbir sebeplerle Türkiye son bir yılda Suriye siyasetinde epey yalpaladı. 25 Kasım 2015’te Rus uçağının düşürülmesinin ardından Moskova ile ilişkileri tekrar yoluna koymanın karşılığında Türkiye, Halep’te muhaliflerden desteği kesmek ve tahliye operasyonunda arabuluculuk yapmak zorunda kaldı. Türkiye tam da Kilis ve Hatay karşısında kalan iki bölgede temerküz eden muhaliflere kalkan olup, kalan bakiye üzerinden barış süreci başlatmak için ısınma turları yaparken suikast gerçekleşti. Ve düşürülen uçak yüzünden bir elini Rusya’ya kaptırmış olan Türkiye elçinin ölümüyle diğer elinden de oldu.
Bundan sonra Moskova’nın İran’la paslaşarak yürüttüğü süreçte Türkiye gönülsüz de olsa üçüncü sacayağı olmak durumunda.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.