Türkiye’nin 24 Ağustos’ta başlattığı Fırat Kalkanı Harekâtı’nın deklare edilmiş iki hedefi vardı: İslam Devleti’ni (İD) sınırlardan uzaklaştırmak ve kırmızı çizgilere rağmen Fırat Nehri’nin batısına geçen Kürtlerin Menbic’ten sonra Cerablus’u İD’den temizleyip Afrin’e kadar gitmesini engellemek. Deklare edilmeyen ama satır aralarına sokulan diğer amaçlar ise Halep’te sıkışan silahlı gruplara nefes borusu açmak, muhalif örgütlere korunaklı bir alan yaratmak ve sığınmacıları bu alanda tutmak.
Ankara Kürtlerin önünü hem kuzey hem de güneyden kestikten sonra operasyona daha da derinlik katarak El Bab’a girmeyi ve ardından Rakka operasyonu için ABD’nin Kürtlerle kurduğu ortaklığı bitirecek şekilde alternatif bir güç oluşturmayı kafasına koydu.
Ancak Cerablus, El Rai ve İD’in kıyametten önce Haçlılarla son savaşın gerçekleşeceği yer diye efsaneleştirdiği Dabık’a kadar gerçek bir dirençle karşılaşmayan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) El Bab’a dayandığında ağır kayıplar vermeye başladı.
21 Aralık’ta 16 askerle birlikte TSK’nin kayıpları 37’yi buldu. Türkiye 16 askerin şokunu atlatamadan daha önce kaçırılmış iki askerin yakıldığına dair görüntüler de insanların yüreğini yaktı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.