Ana içeriğe atla

Kürt sorunu da Trump’ı bekliyor

Kürt sorununun uluslararası niteliğe bürünmesi barış sürecini sona erdiren en önemli faktördü. AKP bugün aynı nedenlerle bir endişe siyaseti izliyor ve siyaset kapılarını kilitliyor. Görüşmelere geri dönüş ise Orta Doğu’daki gelişmelere bağlı.

Police officers detain a protester during a protest against the arrest of pro-Kurdish Peoples' Democratic Party (HDP) lawmakers, in Istanbul, Turkey November 6, 2016. REUTERS/Huseyin Aldemir - RTX2S6QZ

Türkiye’nin gerek iç siyaset gerekse Orta Doğu’daki politikalar itibarıyla en çetrefilli sorununun Kürt meselesi olduğuna şüphe yok. İki yıllık bir aranın ardından 2015 temmuz ayında yeniden başlayan çatışmalar binlerce insanın ölümüne yol açtı, yüzbinler evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Şiddet eylemleri ülkeyi hala sarsmaya devam ederken, yasalar ve politikalardaki otoriter doz da giderek artıyor. 15 Temmuz darbe girişimi vesile edilerek, Kürt hareketini temsil eden yayın organları, dernekler kapatıldı. Kürt milletvekillerinin bir kısmı tutuklandı.

Asayiş dalgası dış politikayı da kaplıyor. Türkiye’nin PKK’nın uzantısı olarak gördüğü Suriye’deki PYD varlığıyla mücadelesi, dış politikasının sınır ötesi askeri müdahalelere yol açacak oranda keskin ve temel unsurlarından birisi haline geldi. Oysa AKP’nin öyküsü farklı başlamış, sorunu reformlarla ve siyaset yoluyla çözmeye, bu denli ciddi yönelen ilk Türk siyasetçi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmuştu.

2002 kasımda iktidara gelen Erdoğan’ın ilk iki yılı, Kürt meselesi açısından rahat geçti. Öcalan 1999’da yakalanmış, ülkede dört yıl silah sesi duyulmamıştı. 2004 PKK’nın kendisini yeniden gösterdiği ve çatışmaları başlattığı yıl oldu.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish