Diyarbakır- “PKK için Kandil neyse Gülen için de Dicle Üniversitesi odur”. Bu sözler Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Ahmet Keleş’e ait. Al-Monitor’a konuşan Keleş’in bu sözleri Fethullah Gülen cemaatinin Dicle Üniversitesi’ne olan ilgisini nedenini de özetliyor.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından operasyon yapılan ilk kurumlardan biri Dicle Üniversitesi oldu. Darbe girişiminden beş gün sonra dönemin Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç gözaltına alındı. Saraç sorgusunun ardından tutuklanırken, onun ardından 15 kişi daha gözaltına alındı. Bu gruptan, aralarında üniversite yönetiminden önemli isimlerin de bulunduğu altı kişi daha tutuklandı. Peki üniversite neden birdenbire operasyonların hedefi oldu?
Dicle Üniversitesi 2008 yılında Profesör Saraç’ın rektör seçilmesinin ardından Fethullah Gülen cemaatiyle birlikte anılmaya başlandı. İddialar üniversitenin bulunduğu Diyarbakır’da her kesim tarafından konuşuluyordu. Ancak bu konuda hiçbir işlem yapılmadığı gibi hükümet kanadından da ses çıkmıyordu.
Hükümet ile Gülen cemaati arasındaki kavganın 2013 yılının aralık ayında gün yüzüne çıkmasıyla, üniversite ile ilgili iddialar da yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Ak Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten Rektör Saraç’ın Gülen cemaatine hizmet ettiği iddialarını 65 maddelik bir raporla kamuoyuna açıkladı. İçten özetle, üniversitenin tamamen cemaatin kontrolüne girdiğini söyledi. Açıklamadan kısa süre önce başörtüsü takmaya başlayan Saraç’ın da bu yolla hükümete şirin gözükmek istediği konuşuldu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.