Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Avrupa Birliği’nin Türk vatandaşlarına vize muafiyeti tanınmaması halinde birlik ile 18 Mart’ta imzaladıkları “mülteci anlaşması”nın hükümlerine uymayacaklarını son günlerde yakın geçmişe oranla daha sık ve düzenli biçimde dile getirmeye başlaması, Türkiye-AB ilişkilerinde ciddi bir krizin yaklaşmakta olduğunu haber veriyor.
Erdoğan’a karşı düzenlenen 15 Temmuz başarısız darbe girişiminden sonra Türkiye’de ilan edilen olağanüstü hal rejimi çerçevesinde birçok temel hak ve özgürlüğün askıya alınmasından dolayı, Türkiye ve AB arasındaki vize muafiyeti mutabakatının uygulanması eskisinden de zorlaşmış bulunuyor. Krize doğru gidiş böylece hız kazanırken, Erdoğan’ın darbe girişiminden sonra kendisine yeterince destek olmamakla suçladığı Avrupalı liderlere karşı beslediği öfke ve güvensizliğin, soruna bir de psikolojik boyut eklediğini göz önüne almak gerekiyor.
Bu bakımdan, Erdoğan’ın “vize muafiyeti olmazsa mültecilerin geri kabulünün de olmayacağı” yolundaki sert açıklamalarının Ağustos ayında sıklaşarak neredeyse periyodikleşmesini rastlantı olarak görmemek gerek. Erdoğan son zamanlarda bu konuda ortalama beş günde bir konuşup aynı mesajı verdi. Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları Türk medyası tarafından “Erdoğan’dan AB’ye rest” başlıklarıyla duyuruldu.
Son olarak 12 Ağustos’ta Alman RTL TV kanalına yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Vize muafiyeti ve geri kabul çok önemli, süreç işliyor. Maalesef Avrupa bu konuda verdiği sözü yerine getirmedi. Eş zamanlı olarak biz de adım atmak istiyoruz. Oldu, oldu. Olmadı kusura bakmasınlar biz geri kabulü yapmayız”. Erdoğan daha önce 8 ve 2 Ağustos tarihlerinde de benzer açıklamalar yapmıştı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.