Savaşın pençesindeki Halep bu hafta yine gündemin ön sıralarına yerleşti. Suriye ordusunun Halep’te haftalardır sürdürdüğü kuşatma isyancılar tarafından birkaç gün içinde kırıldı.
Kuşatmanın ilk baştaki başarısı Devlet Başkanı Beşar Esad’a cesaret vermişti. Kuşatma, Suriye’nin ikinci büyük kentinin düşmesini sağlayabilir ve Şam yanlısı güçler için büyük bir zafer olabilirdi. Böylesi bir netice, savaş sahasında önemli sonuçlar doğurmakla kalmaz, meşakkatli diplomatik süreci de tam anlamıyla durma noktasına getirirdi. Zira hükûmetin Halep’i geri alması, muhalefet yenilgiyi kabul etmediği sürece Esad’ın muhalefetle masaya oturma gereğinin ortadan kalkması anlamına gelir.
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de Rusya’ya yaptığı uyarıda Halep’teki insani amaçlı “güvenli çıkış” operasyonunun kentin boşaltılması ve sonra ele geçirilmesine dönük bir “tezgâh” olması hâlinde Suriye’deki ABD-Rusya iş birliğinin zarar göreceğini söyledi. Benzer şekilde muhalefeti temsil eden Yüksek Müzakere Komitesi de insani koridorların Rusya’nın gerçek niyetlerini maskelediğini iddia etti.
Esad hükûmetine göre güvenli koridorlardan binlerce insan Halep’in doğu kısmını terk etti. Ancak başka bazı iddialara göre bu insanların sayısı 100’ün biraz üzerindeydi. Kentte 250 bin kişinin mahsur olduğu düşünülürse halkın tamamının bu denli kısa sürede hükûmet kontrolündeki bölgelere yerleştirilmesi fiilen imkânsız. Dört yıldır isyancılarla iç içe yaşayan insanlar, buralardan kaçmaları hâlinde hem hükûmetten eziyet görmekten hem de muhalefet tarafından hain olarak yaftalanmaktan korkuyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.