15 Temmuz gecesi bir darbe girişimi, bir isyan ve aslında sivillere yönelik tarihinin en büyük terör saldırılarından birine tanıklık eden Türkiye büyük bir demokrasi sınavından geçti. Önce somut bir gerçek: Demokratik olmayan yollarla iş başına gelen en iyi askeri yönetim bile seçilmişlerin en kötü yönetiminden daha kötüdür. 15 Temmuz gecesi cuntanın koyduğu sokağa çıkma yasağına rağmen sokaklara dökülen binlerce vatandaş da bu gerçeğin bilincinde olduğunu gösterdi ve şu mesajı verdi: Seçimle gelen seçimle gider.
Rakamlara gelince, tankların, ağır zırhlı araçların, daha da kötüsü taarruz helikopterleri ve savaş uçaklarının başta başkent ve ülkenin en büyük kenti İstanbul’da sivil halka karşı kullanıldığı darbe girişimde 161 kişi hayatını kaybetti, 1440 kişi yaralandı ve muhtelif rütbelerden 2839 asker -çoğu zorunlu askerliğini yapan er- gözaltına alındı.
Bu yazının kaleme alındığı 17 Temmuz sabahı çatışmalar sona ermiş, sivil ölümler durmuş ancak gözaltılar halen devam ediyordu. Son olarak Ankara’daki Genelkurmay Karargahı ve cuntanın ana karargahı olduğu anlaşılan şehre 20 kilometre mesafedeki Akıncı Hava Üssü’ndeki direniş de kırılmış durumda. Hayat hızla normale dönüyor.
15 Temmuz akşamı ise ilk gariplik, saat 10 sularında İstanbul’daki her iki boğaz köprüsünün de askerler tarafından tutulduğu, Türkiye hava sahasının uçuşlara kapatıldığı ve havada askeri uçak hareketliliğine ilişkin haberlerin basına yansımasıyla başladı. İlk anda ben de pek çok kişi gibi Türkiye’nin bir uçak kaçırma eylemiyle karşı karşıya olduğunu düşündüm. Ancak daha sonra hem boğaz köprülerinde yaşanan gelişmeler hem de İstanbul ve Ankara’da kritik yerlerden gelmeye başlayan çatışma haberleri meselenin bir uçak kaçırma olayı olmadığını gösterdi. Meselenin ne olduğu Başbakan Binali Yıldırım’ın gece 11 sularında bir televizyon kanalına yaptığı canlı bağlantıyla ortaya çıktı: Darbe girişimi. Yıldırım’ın ardından canlı telefon bağlantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bunun, TSK’ya sızdığı iddia edilen Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından başlatılan bir kalkışma olduğunu söyleyerek, halkı sokaklara çağırdı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.