Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen günlerde yaşadığı manidar bir “siyasi hafıza kaybı” vakası, Davutoğlu hükümetinin AB ile 18 Mart’ta vardığı mülteci anlaşmasının Ankara kaynaklı bir risk altına girdiğini gösteren güçlü bir emare oldu. Önce Erdoğan’ın amnezisi nasıl oluştu, ona bakalım.
Bu amnezinin, Davutoğlu hükümeti ile AB arasında, Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçen Suriyeli mültecilerin geri alınması konusunda imzalanan anlaşmayı nasıl strese soktuğuna sonra değiniriz. Erdoğan’ın sorunu bu mülteciler anlaşmasıyla ilgili değil, daha önce, 16 Aralık 2013’te henüz kendisi başbakan iken, dönemin dışişleri bakanı Davutoğlu tarafından AB ile imzalanan “vizesiz seyahat mutabakatı”yla ilgili...
Türk vatandaşlarının Schengen alanına vizesiz seyahatini öngören bu mutabakat ile Türkiye-AB mülteciler anlaşmasını ilişkilendiren ise Davutoğlu oldu. Erdoğan’ın hafıza kaybı mülteciler anlaşmasını bu Davutoğlu bağlantısı yüzünden tehdit eder hale geldi.
AB’yle mülteciler anlaşmasını konusundaki müzakereleri çetin pazarlıkçı bir yaklaşımla sürdüren Davutoğlu, konuyla ilgisi olmayan dosyaları anlaşmaya ekletmeyi başardı. Türkiye ile AB arasında sürermiş gibi yapılan müzakerelerde bir iki başlık açılması bunlardan biriydi. Diğeri de vizesiz seyahat mutabakatının ekim 2016 olan uygulama tarihinin hazirana çekilmesi hususuydu. Her şey yolunda giderse Türk vatandaşları Avrupa’ya vizesiz seyahat etmeye beklenenden dört ay önce başlayacaklar ve bu da Davutoğlu’nun “çetin müzakereciliğinin bir başarısı” olacaktı. AB, söz konusu başlangıç tarihinin ekimden hazirana alınmasını kabul etmesine etmişti ama anlaşmayı asla esnetmemişti: Türklerin Avrupa’da vizesiz seyahati için, Ankara hükümetinin AB ile 16 Aralık 2013’te vardığı mutabakatın yol haritasında yer alan 72 kriterin tamamını yerine getirmesi gerekiyordu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.