Azez-Menbic hattının kuzeyindeki Cerablus cebi çatışmaların seviyesi ve temposu bakımından stratejik sonuçlarıyla şu anda belki de dünyanın en sıcak yeri. 5 Mayıs’taki yazımda “Türkiye ile IŞİD çatışması adı konmamış bir savaşa mı dönüşüyor?” sorusunu sormuş ve gidişatın buna doğru evrildiğini vurgulamıştım.
IŞİD özellikle Suriye’nin kuzeyinde Azez-Menbic-Bab üçgenindeki sıkışmışlığını aşmak ve yerelde “Hala güçlüyüz” mesajı verebilmek için çatışmaları Kilis-Nizip-Gaziantep üçgenine, yani Türkiye içine taşımaya çalışıyor. Ankara ise sınır hattına yönelik bu taşmayı önlemek için uğraşıyor. Polis son bir aydır taviz vermeden başta Gaziantep olmak üzere IŞİD hücre evi olduğu iddia edilen yerlere baskınlar yapıyor ve örgütle bağlantılı kişileri gözaltına alıyor.
Ankara’nın hız kazanan operasyonlarla biraz gecikmiş de olsa ilk kez kararlılıkla yüzleştiği bir şey var: Yabancı Terörist Savaşçılar (YTS) olgusu. Yani halen Türkiye’de yaşayan veya Türkiye’den bir başka ülkeye gitmeye çalışan IŞİD militanı yabancı ülke vatandaşları.
YTS’ler BM Güvenlik Konseyi’nin 2178 sayılı kararında şöyle tanımlanıyor: “İkamet etmekte veya vatandaşı olduğu bir devletten başka bir devlette terörist faaliyetleri gerçekleştiren, planlayan, hazırlığında olan veya katılma amacıyla seyahat eden; ya da silahlı çatışmalarla ilişkili olanlar dâhil olmak üzere terör eğitimi alan veya veren bireyler”.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.