Siyasetçi olarak Tayyip Erdoğan’ın aynı konuda zıt sözler ettiğine Türkiye çok da yabancı değil. AKP’yi kurarken ‘gömlek değiştirdik’ demiş, daha sonra ‘değişmediğini’ gururla açıklamıştı; demokrasi önce ‘araç’, sonra ‘amaç’ olmuştu. Bu söylem zıtlığı başlangıçta ‘siyasi üsluba’ bağlandı. Ancak 13 yıllık AKP iktidarı süresince öyle çarpıcı örnekler yaşandı ki ‘siyasi üslup’ yerini ‘toplumun hafızası kısadır’ anlayışına dayanan ‘siyasal tutum’ ifadesine bıraktı. Bu tutum, medyadan aydınlara geniş bir yelpazede de kabul gördü.
En çarpıcı örnekler, 2013 yazındaki Gezi Parkı sürecinde yaşandı. Başbakan Erdoğan ve iktidar yanlısı medya, toplumun çok hassas olduğu konularda şu iki iddiayı aylarca dillendirdi: Bir, protestocular bir camide içki içip öpüştü, iki, Kabataş İskelesi’nde üst kısımları çıplak 80 kadar erkek protestocu, kucağında bebeği olan başörtülü bir kadını dövüp, üzerine idrar yaptı. İki iddia için de “görüntüler var, yayınlanacak” denildi, ama bugüne dek yayınlanmadı. Bir yıl sonra aksi yöndeki görüntüler çıkınca da ne Erdoğan ne de medya toplumdan özür diledi.
Gezi protestolarından altı ay sonra AKP hükümeti devasa yolsuzluk iddialarıyla karşılaştı. Çocukları tutuklanan dört bakan istifa ettirildi. ‘17/25 Aralık’ diye tarihe geçen bu soruşturmalar, AKP’nin Gülen Cemaati ile 11 yıllık mutlu beraberliğine son verdi. Erdoğan ve AKP ise 17/25 Aralık’ı ‘hükümete darbe’ diye ilan etti, soruşturmayı yürüten savcı ve polislerin tümü görevlerinden uzaklaştırıldı. Oysa o savcı ve polisler, 2007’den beri gündeminden düşmeyen, Silivri Cezaevi’nde görülen ve Ergenekon Terör Örgütü (ETÖ) adı verilen davaların da mimarlarıydı.
Sonuçta 17/25 Aralık aniden Erdoğan ve AKP’nin gözünü açtı! Birkaç ay önce Erdoğan’ın, Gülen’in ülkeye dönmesini hasretle bekledikleri açıklaması dahi unutuldu, Gülen Cemaati ‘Fetocu Terör Örgütü’ (FTÖ) diye anılır oldu. Erdoğan ‘Ne istediler de vermedik’ sorusu ve ‘nankörlük’ ifadeleriyle 17/25 Aralık’ı neden içine sindiremediğini gösterdi. ‘Kandırıldık’ itirafıyla Gülen’e keskin savaş açtı. Silivri Cezaevi bu kez FTÖ üyesi diye savcı, polis, akademisyen, rektör, bürokratla doldu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.