Suriye’ye müdahale öncesi hesaba katılması gereken 7 nokta
ABD Suudi Arabistan’ın Suriye’yi karadan işgaline destek verirse terörün güçlenmesine yardım ve yataklık etmiş olur, İran ve Rusya’yı da toptan Suud hanedanının bekasını tehdit eden bir çizgiye iter. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Suudi Arabistan ABD öncülüğünde İslam Devleti (İD) ile mücadele eden koalisyona kara gücüyle katkıda bulunmayı önerdi ve görünüşe göre bunu Amerika’nın desteğiyle yaptı. Böyle bir hamlenin krizi daha da büyük bir kâbusa dönüştüreceği apaçık ortada.
Suudi Dışişleri Bakanı Adil El Cübeyir konuya ilişkin açıklamasında “ABD yönetimi, krallığın Suriye harekâtına özel kuvvetlerle katkıda bulunma isteğini son derece destekleyici ve müspet karşıladı.” dedi. Görünen o ki Washington ve Riyad geçmişte yaptıkları bir sürü hatadan ders çıkarmış değil. Bu hatalar şöyle sıralanabilir:
-
ABD Tunus ve Mısır’daki devrimleri destekledi, hatta Müslüman Kardeşler’e göz kırptı. Bu iki ülkeden çok daha hassas bir mezhepsel ve siyasi dengeye sahip olan Suriye’nin de Mısır’ın izinden gidebileceğine inanma hatasına düştü.
-
Katar ve Türkiye Müslüman Kardeşler için, Suudi Arabistan da Selefi gruplar için iktidarı ele geçirme fırsatı gördükleri anda Suriye ile oldukça dostane ilişkilerini bir kenara ittiler. Suriye’deki menfaatlerini İran aleyhine ilerletmek istediler ve bu doğrultuda her şeyi yapmaya hazırlardı. Suriye savaşında son derece mezhepçi bir tutum almak, Alevileri ne pahasına olursa olsun iktidardan indirmeye çalışmak da buna dâhildi.