Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Türkiye’nin bir Rus Su-24 uçağını Suriye-Türkiye sınırında düşürmesine “Sırtımızdan bıçaklandık.” diye tepki gösterse de Moskova Ankara ile ilişkileri tamamen koparmanın maliyetinin pekâlâ farkında ve en azından şu an için böyle bir sonuçtan kaçınır görünüyor. Ancak Putin ve Türkiye’nin muktediri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, olayın nasıl ve niçin yaşandığına ilişkin birbiriyle yarışan açıklamalar yaparken gerilimi öyle tırmandırdılar ki söylemi yumuşatmak her ikisi için pek kolay görünmüyor. Mevcut durum ne kadar uzarsa o kadar riskli hâle gelebilir.
Başbakan Dimitri Medvedev hükümetin Türkiye’ye uygulanacak ekonomik yaptırımlar konusunda “pragmatik” davranacağını söyledi. Başbakan yardımcılarına hitap eden Medvedev, “Vereceğimiz kararların Türk tarafı için azami hassasiyeti, bizim ekonomik menfaatlerimiz için de asgari maliyeti olmalı.” dedi. Başbakan Yardımcısı Arkadi Dvorkoviç Rusya’nın devlet gazetesi Rossiiskaya Gazeta’da “Türk Sebzelerine İhtiyacımız Yok” gibi açıklayıcı bir başlıkla yayımlanan makalesinde konuya açıklık getirdi ve tüketici fiyatlarının olabildiğince etkilenmemesi için çalıştıklarını yazdı.
Rus yetkililer Türkiye’ye yönelik seyahat ve turizm kısıtlamaları konusunda ise çok daha iyimser görünüyor. Görünen o ki bazı yetkililer, Soçi’deki Karadeniz destinasyonlarının ya da Rus işgalindeki Kırım’ın Ruslar için cazip alternatifler olacağını umuyor. Nitekim Rusya’nın Federal Turizm Ajansı, Mısır’da bombalanan Rus yolcu uçağı ve Türkiye’ye yönelik ambargolar nedeniyle yurt dışına turistik seyahatlerde yüzde 40’lık bir düşüş öngörüyor ve “turist hareketlerinde iç turizm lehine büyük bir kayma” bekliyor.
Yine de Putin dâhil Rus liderler genelde itidalli davranıyor. Büyük bir boru hattı projesiyle nükleer santrale ilişkin görüşmeler askıya alınmış olsa da Moskova Türkiye’yle kârlı enerji ticaretini kesecek bir adım atmadı. Enerji ticareti diğer doğal kaynaklarla birlikte Rusya’nın Türkiye’ye ihracatının yüzde 70’ini oluşturuyor. Bu ihracatın rakamsal değeri 2013’te yaklaşık 17 milyar dolardı. Nüfuzlu çevrelere yakın olan Moskova Uluslararası İlişkiler Devlet Enstitüsü öğretim üyesi Andranik Migranyan Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede boru hattının ve nükleer santralin hiçbir zaman gerçekleşmeyebileceğini söyledi. Migranyan’a göre bilhassa “Türkiye’nin uzun vadeli bir dost olacağı düşünülerek yapılmış uzun vadeli bir yatırım olan” nükleer santral anlaşması Moskova’nın “aleyhine”. Zira Türkiye’nin uzun vadeli bir dost olması bugün pek olası görünmüyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.