Hizbullah’ın Suriye’deki müdahalesi, açıkça ortaya çıktığı 2012 yazından bu yana hem Lübnan’da hem dışarıda hararetli bir tartışma konusu. Pek çok kişi İsrail karşıtı bir direniş gücü olarak Arap dünyasında büyük destek toplayan Hizbullah’ın Suriye savaşına dâhil olarak imajına zarar verdiğini söylüyor ve bu adımın ne kadar akılcı olduğunu sorguluyor.
Ancak Rusya’nın 30 Eylül’de başlayan Suriye müdahalesiyle gelişmelerin aldığı seyir Lübnanlı hareketin bölgede önemli bir role soyunmuş olabileceğini gösteriyor. Bu süreç yeni bir Orta Doğu’nun doğuşu anlamına gelebilir. Ancak bu ‘yeni Orta Doğu’, İsrail’in “Hizbullah’ı temizlemek” için temmuz 2006’da Lübnan’a savaş açmasından hemen sonra ABD Dışişleri eski Bakanı Condoleezza Rice’ın bahsettiği ‘yeni Orta Doğu’dan çok farklı olur.
Bu savı destekleyen başlıca gösterge şu: Görünen o ki Rusya Suriye’de İran-Hizbullah ekseninin yerini almıyor, bilakis bu ekseni tamamlıyor ve güçlendiriyor. Rus Kommersant yayın grubunun siyasi yorumcularından Sergey Strokan’a göre Suriye’de artık bir “Rusya-İran- Hizbullah askeri üçgeni” söz konusu.
Al-Monitor’un telefonla ulaştığı Strokan’a göre “Hizbullah Rusya’nın bizzat yapmayı göze alamayacağı bazı şeyleri yapabilir.” Bu bağlamda Rusya’nın Suriye’ye kara gücü gönderip göndermeyeceğinin ülkede “hararetli bir tartışma konusu” olduğunu vurgulayan Strokan “Rus kamuoyu Afganistan benzeri bir durumun yaşanmasından endişe ediyor.” diye ekliyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.