İsrail’de iki devletli çözümü savunanlar bunun başarılamaması hâlinde alternatifin iki milletli devlet olacağı konusunda uzun yıllardır uyarıyor.
İki devletli çözümde yaşanan tıkanıklık ve umutsuzluğun üstüne Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde patlak veren şiddet Filistinliler ile İsrailli Arapları birleştiriyor. İki milletli devletin ya da daha doğrusu iki milletin çatıştığı bir devletin artık gerçek olduğu söylenebilir. Devlet kurma ufkunu yitiren Batı Şeria’daki Filistinliler bugün gerçek bir özyönetimden dahi söz edemez. Yıllardır Batı Şeria’nın yüzde 97’sini güvenlik yönünden kontrol eden İsrail, şimdi geri kalan yüzde 3’üne yani Filistin kentlerine de adeta serbestçe girip çıkıyor. Doğu Kudüs de İsrail polisi ile İsrail ordusunun kuşatması altında.
Yeşil Hat’ın doğusunda yaşayan yaklaşık yarım milyon Yahudi yerleşimci iki devletli çözümü engellemek maksadıyla orada bulunuyor. İki devletin topraklarını ayıran bir sınırın yokluğunda Batı Şeria iki milletli bir hâl almış durumda. Aynı şey İsrail ve Kudüs için de geçerli.
Bu geri gidişin en tehlikeli boyutu, İsrail vatandaşı birçok Arap’ın bağımsızlık mücadelesi veren El Fetih’le, Hamas’la veya İslamcı hareketlerle siyaseten özdeşleşmesi ve bunlarla bağ kurmasıdır. İsrailli Arapların İsrail devletine temel bir bağlılık hissetmesi, bu kapsamda seçim süreçlerine katılması, kısmen de olsa ekonomik ve akademik hayata entegre olması İsrail’in en önemli kazanımlarından biriydi. Bu tüm engellere rağmen başarılmıştı. Zira Arap azınlık doğası itibarıyla kendini İsrail’le çatışan Arap ülkeleriyle özdeşleştirir. Neredeyse tüm İsrail hükümetleri bu uğurda kaynaklar harcamış, entegrasyon ve diyalog politikalarına emek vermişti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.